Bu Sitede Ara
OYUN HİLELERİ -TÜM OYUNLARIN HİLELERİ-
GTA HİLELERİ
GRAND THEFT AUTO HİLELERİ
PES 2012 HİLELERİ
PES HİLELERİ
MAFİA 2 HİLELERİ
NFS HİLELERİ
FOOTBALL MANAGER 2012 HİLELERİ
CALL OF DUTY TÜM HİLELERİ
TÜM OYUNLARIN HİLELERİ İÇİN TIKLAYINIZ
YANDEX - YANDEX NEDİR ? - YANDEX HAKKINDA BİLGİ - YANDEX KİMİN ? -
Rusya’da Google’ı sollayan 8 milyar dolarlık Yandex, Türkiye’ye adım attı.
Google’ın arama motoru ve
New York’ta NASDAQ’da halka arz edilerek 8 milyar dolar piyasa değerine ulaşan Rus internet devi Yandex, Türkiye operasyonu için seçimleri beklemedi. Arama motoru ve online reklam konusunda Google’a rakip olmayı planlayan şirket, Türkiye’ye de yatırım yapmaya başladı.
Yatırımlar, hem hizmetlerin yerelleştirmesi hem de tanıtım konusunda olacağı tahmin ediliyor. Rus yetkililer konuyla ilgili bilgi vermekten kaçınırken şirketin iki önemli hedef için çalışmalar yaptığı öğrenildi. Türkçe arama hizmeti vermeyi planlayan şirket, Sun Plaza’daki ofisinde 30 kişilik ekiple bir süredir çalışmalarını sürdürüyor. Maslak’taki Sun Plaza’nın 13′üncü katında konuşlanan şirketin çalışan sayısını pazarlama ekipleriyle de güçlendireceği söyleniyor.
GÖRÜŞMELERE BAŞLADILAR
Türkiye’de internet ve telekom şirketleriyle görüşmeye başlayan Yandex yetkilileri özellikle internet servis sağlayıcılar, telekom şirketleri ve veri merkezi şirketleriyle uzun dönemli işbirliği yapmayı planlıyor. Medya kuruluşları ile de iş ortaklığı konusunu görüşen Yandex yöneticileri pazarlama ve yerelleştirme konusunda eleman arayışlarına devam ediyor. Türkiye’nin veri merkezleri ve veri borsası için önemli bir bağlantı noktası olduğuna inanan şirket yetkililerinin 1 – 2 ay içerisinde resmi açılış için adım atması bekleniyor. Yandex’in ardından Güney Kore merkezli arama motoru şirketlerinin de Türkiye’ye yatırım için fırsat kolladığı da konuşuluyor.
Piyasa değeri 8 milyar dolar Rusya merkezli internet devi şirket NewYork’ta Nasdaq borsasına açılmış ve 8 milyar dolarlık bir değere ulaşmıştı. Moskova merkezli şirketin kurucusu ve CEO’su Arkady Volozh. Şirketin Rusya’daki pazar payı ise yüzde 64. Mart 2011 verilerine göre günlük 38.3 milyon ziyaretçi trafiğine sahip. Yandex arama ve reklam dışında harita konusunda çalışıyor. Türkiye internette google ülkesi GOOGLE Avrupa’da pek çok ülkede olduğu gibi yüzde 97′nin üstünde pazar payına sahip. Türkiye’ye gösterilen ilginin temel sebebi arama motorunun çok sık kullanılması. İnternette adres çubuğundan çok arama motoru kullanılınca Türkiye arama motoru firmaları için inanılmaz bir cennet oldu. Google online reklamda da aslan payını alıyor.
İLKBAHAR MEYVE VE SEBZELERİ NELERDİR ?
İlkbahar meyveleri:
- Kiraz
- Dut
- Çağla
- Böğürtlen
- Malta Eriği
- Yeşil Erik
- Avokado
- Çam Fıstığı
İlkbahar Sebzeleri:
- Bakla
- Bezelye
- Enginar
2012 YGS SORULARI VE CEVAP ANAHTARI
2012 YGS soru kitapçığı ve cevap anahtarı burada...
2012 YGS SORU KİTAPÇIĞI VE CEVEP ANAHTARI İÇİN TIKLAYINIZ
EN HIZLI TARAYICI HANGİSİDİR ?
En hızlı tarayıcı Opera seçilmişti ama benim yaptığım araştırmaya göre windows 7 de en hızlısı Firefox ben firefox kullanıyorum ve öneriyorum eğer pcniz wista veya xp ise en iyisi Chrome .En hızlı arama motoru hangisi diye sorarsanız iki tane önerim olur Google ve Yandex...
SULTANBEYLİ DEVLET HASTANESİ DOKTOR LİSTESİ
DOKTOR İSMİ-BRANŞI-POLİKLİNİĞİ
Uz.Dr. Yaşar ARSLAN Ağrı Hastalıkları(Algoloji) Algoloji Polikliniği
Uz.Dr. Banu Özlen BALCIOĞLU Anestezi Reanmisyon Hastalıkları Anestezi Polikliniği
Uz.Dr. Duygu TOĞAY Anestezi Reanmisyon Hastalıkları Anestezi Polikliniği
Uz.Dr. Müjdat Fatih ALTUNKAYA Anestezi Reanmisyon Hastalıkları Anestezi Polikliniği
Uz.Dr. Semra DOĞRU Anestezi Reanmisyon Hastalıkları Anestezi Polikliniği
Uz.Dr. Gökhan PEKCAN Beyin Cerrahisi Beyin Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Hasan TURANLI Biyokimya Laboratuar
Uz.Dr. Filiz ERDEM Cildiye Cildiye Polikliniği
Uz.Dr. Oya İSMAİLOĞLU Cildiye Cildiye Polikliniği
Uz.Dr. Ayşegül BASMACIOĞLU Çocuk Cerrahisi Çocuk Cerrahisi Polikliniği
Uz.Dr. Bahri SEVENCAN Çocuk Hastalıkları Çocuk Polikliniği
Uz.Dr. Filiz HARPUTLUOĞLU Çocuk Hastalıkları Çocuk Polikliniği
Uz.Dr. Gülşen BİTİK Çocuk Hastalıkları Çocuk Polikliniği
Uz.Dr. Hülya TANERİ Çocuk Hastalıkları Çocuk Polikliniği
Uz.Dr. Necivan ŞENSOY Çocuk Hastalıkları Çocuk Polikliniği
Uz.Dr. Oya DURAN Çocuk Hastalıkları Çocuk Polikliniği
Uz.Dr. Yakup ÇAĞ Çocuk Hastalıkları Çocuk Polikliniği
Dt. Ayşegül KURBAN Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Hakkı Fuat Levent İÇTEM Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Kadriye GÜNENÇ Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Kemal Ömer BİLGEN Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Mehmet TAŞDEMİR Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Mehmet Volkan AKYILDIZ Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Meltem İdil ÇALIŞ BORA Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Nevin YÜKSEK Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Salim HABİPOĞLU Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Serra İLDAN EYÜBOĞLU Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Şenay BOYDAK Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Volkan COŞKUN Diş Hastalıkları Diş Polikliniği
Dt. Zeynep Ece BİLGEN Diş Hastalıkları Diş
DOKTOR İSMİ-BRANŞI-POLİKLİNİĞİ
Uz.Dr. Ayten TAN Enfeksiyon Hastalıkları İntaniye Polikliniği
Uz.Dr. Gülperi KIVANÇ Enfeksiyon Hastalıkları İntaniye Polikliniği
Uz.Dr. Selcen Şenol Fizik Tedavi Fizik Tedavi Polikliniği
Uz.Dr. Ahmet Sinan HİVEL Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Ali Burak ÇULHAOĞLU Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Edil GİRAY Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Erol EMREBAK Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Metin MOLLAOĞLU Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Nuri ÖZBEK Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Orhan ŞAN Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Sevgi GÜNEY Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Süleyman KOÇ Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Tolga BALKAN Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Tolga KATMER Genel Cerrahi Genel Cerrahi Polikliniği
Uz.Dr. Ayşenur EROĞLU Göğüs Hastalıkları Göğüs Hastalıkları Polikliniği
Uz.Dr. İsmail AKSÖZ Göğüs Hastalıkları Göğüs Hastalıkları Polikliniği
Uz.Dr. Sezgin BİLDİK Göğüs Hastalıkları Göğüs Hastalıkları Polikliniği
Uz.Dr. Zeynep AKKAŞ Göğüs Hastalıkları Göğüs Hastalıkları Polikliniği
Uz.Dr. Ayşe AKKAYA Göz Hastalıkları Göz Polikliniği
Uz.Dr. Burhan BABAOĞLU Göz Hastalıkları Göz Polikliniği
Uz.Dr. Gökhan PEKEL Göz Hastalıkları Göz Polikliniği
Uz.Dr. Yusuf Avni YILMAZ Göz Hastalıkları Göz Polikliniği
Uz.Dr. Macit ATASOY İç Hastalıkları Dahiliye Polikliniği
Uz.Dr. Sabahattin TANER İç Hastalıkları Dahiliye Polikliniği
Uz.Dr. Selahattin KARABIÇAK İç Hastalıkları Dahiliye Polikliniği
Uz.Dr. Songül AKTAŞ İç Hastalıkları Dahiliye Polikliniği
Uz.Dr. Abuzer ALATAŞ Kadın Hastalıkları ve Doğum Kadın Doğum Polikliniği
Uz.Dr. Ahmet BATKI Kadın Hastalıkları ve Doğum Kadın Doğum Polikliniği
Uz.Dr. Mustafa EROL Kadın Hastalıkları ve Doğum Kadın Doğum Polikliniği
Uz.Dr. Nesrin YILDIRIM Kadın Hastalıkları
Uz.Dr. Nurdan YAZICI Kadın Hastalıkları ve Doğum Kadın Doğum Polikliniği
Uz.Dr. Orhan SEVİNÇ Kadın Hastalıkları ve Doğum Kadın Doğum Polikliniği
Uz.Dr. Şükrü BAKİOĞLU Kadın Hastalıkları ve Doğum Kadın Doğum Polikliniği
Uz.Dr. Cem Tahir YILMAZ Kardiyoloji Kardiyoloji Polikliniği
Uz.Dr. Ayşegül UZUN Kulak Burun Boğaz Hastalıkları KBB Polikliniği
Uz.Dr. Elif Esra EKEN Kulak Burun Boğaz Hastalıkları KBB Polikliniği
Uz.Dr. Mustafa AYDOĞDU Kulak Burun Boğaz Hastalıkları KBB Polikliniği
Uz.Dr. Süleyman ERDOĞDU Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Başhekim
Uz.Dr. Utku KUBİLAY Kulak Burun Boğaz Hastalıkları KBB Polikliniği
Uz.Dr. Barış CAN Mikrobiyoloji Laboratuar
Uz.Dr. Hasan Hüseyin ÇELEBİ Nöroloji Nöroloji Polikliniği
Uz.Dr. Mehmet Nuri TOLUNAY Nöroloji Nöroloji Polikliniği
Uz.Dr. Mustafa GÜLER Nöroloji Nöroloji Polikliniği
Uz.Dr. Ahmet Tayfun AYATA Ortopedi ve Travmatoloji Ortopedi Polikliniği
Uz.Dr. Güven ÖZTÜRK Ortopedi ve Travmatoloji Ortopedi Polikliniği
Uz.Dr. İlker KERİŞ Ortopedi ve Travmatoloji Ortopedi Polikliniği
Uz.Dr. Muammer ÇOLAK Ortopedi ve Travmatoloji Ortopedi Polikliniği
Uz.Dr. Zehra Saba AYDOĞDU Ortopedi ve Travmatoloji Ortopedi Polikliniği
Uz.Dr. Abdurrezak AYDOĞDU Patoloji Patoloji Laboratuarı
Dr. Ahmet AKKUŞ Pratisyen Hekim Başhekim Yardımcısı
Dr. Berk ONUK Pratisyen Hekim Başhekim Yardımcısı
Dr. Hüseyin KAPLAN Pratisyen Hekim Başhekim Yardımcısı
Dr. Orhan YÜCE Pratisyen Hekim Başhekim Yardımcısı
Uz.Dr. Erdoğan ERDİNÇ Psikiyatri Psikiyatri Polikliniği
Uz.Dr. Seher ÇAKMAK YUVANÇ Psikiyatri Psikiyatri Polikliniği
Uz.Dr. Ali Rıza ÇATAKLI Radyoloji Ultrason Polikliniği
Uz.Dr. Ayşe Deniz KAHRAMAN Radyoloji Ultrason Polikliniği
Uz.Dr. Haluk İŞERİ Radyoloji Ultrason Polikliniği
Uz.Dr. İlker AĞCAOĞLU Radyoloji Ultrason Polikliniği
Uz.Dr. Bülent KESER Üroloji
DOKTOR İSMİ-BRANŞI-POLİKLİNİĞİ
Uz.Dr. Cem TANERİ Üroloji Üroloji Polikliniği
Uz.Dr. Hüseyin ESMER Üroloji Üroloji Polikliniği
Uz.Dr. Volkan YOLLU Üroloji Üroloji Polikliniği
Uz.Dr. Yıldırım Atilla CAN Üroloji
RANDEVU ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ
WİNDOWS 7DE EKRAN KARTI ÖĞRENME
BAŞLATTAKİ ARAMA KUTUSUNA "dxdiag" YAZIN "enter"e BASIN AÇILAN PENCEREDE "ekran" SEKMASİNE TIKLAYARAK ÖĞRENEBİLİRSİNİZ...
BİLGİSAYARIN ZARARLARI
Bilgisayarın zararları
UZUN SÜRE BİLGİSAYAR KULLANMANIN VERDİĞİ RAHATSIZLIKLAR
Boyun kaslarında ağrı ve tutulma
Belli bir duruşta (postürde) uzun süre kalmakla boyun kasları kasılır. Bu durum boyunda, bazen boyunla beraber başın arka kısımlarında ağrı sertlik ve uyuşukluğa yol açar. Çalışırken kişinin stresli olması, monitorün baş hizasından yukarda olması, aynı baş duruşunu değiştirmeksizin uzun süre sürdürmek boyun tutulmasını kolaylaştırır.
Gözlerde yorulma
Sabit bir noktaya sürekli bakmak gözleri yorar. Gözlerin değişik yönlere hareketi göz küresini hareket ettiren 6 değişik kasla sağlanır. Ayrıca
gözler yakına ve uzağa baktığında, görüntünün retinaya odaklaşmasını sağlamak için, göz merceğini bombeleştirip yassılaştıran göz içindeki kaslar çalışır. Değişik yönlere ve uzaklıklara bakmak ile değişik göz kasları çalıştığından göz yorulmaz. Sabit bir noktaya sürekli bakmak ise gözleri yorar. Ayrıca ekrandaki görüntü ve ışık ayarının iyi yapılmamış olması, monitör ışığının titreşimli olması da göz yorgunluğunda etkili olur. Bunlara uykusuzlukta eklenebilir ve böylece uzun süre bilgisayar kullanan kişilerin gözlerinde yorgunluk hissi, kızarıklık ve yanma ortaya çıkar.
Uykuya ayrılan saatlerin azalması
Bilgisayar tutkunları birazdan kalkacağım diyerek uykularından çalarlar ve gece geç vakte kadar otururlar… Oysa sabah kalkıp işe gideceklerdir.
Televizyon uyutur, bilgisayar, özellikle internet kişinin aktif katkısına ve ilgisine bağlı olduğundan uyanık tutar. Bilgisayar tutkunu gecenin ikisinde, üçünde, istemeyerek bilgisayar başından ayrılır. Uyku azlığı sonucu kişi sürekli olarak kendini yorgun hisseder, çabuk sinirlenir, konsantrasyon gücü azalmıştır iş verimi düşer.
Aile bireyleri arasında iletişimde aksama
İnternet tutkunu çocuğuna, arkadaşlarına eşine vereceği zamanı sanal dünyaya verir. Eve gelince ilk işi bilgisayarı açmaktır. Ev işlerini ihmal eder. İşinde, okulda bilgisayarla ilgili hayaller kurar. Sanal dünyayı gerçek dünyadaki ilişkilere tercih eder. Bilgisayar tutkunluğu nedeniyle çevreden eleştiri ve uyarılar alır. İstediği halde bilgisayara olan ilgisini sonlandıramaz., bilgisayardan ayrı kalamaz. Bilgisayardan ayrı kaldığında
sinirlilik, çöküntü, neşesizlik gibi durumlar ortaya çıkar. Bilgisayar tutkununun bilgisayarla ilgili davranışları internet bağımlılığı bölümünde
daha ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
*İş verimi ve okul başarısında düşme*
İnternet tutkusu nedeniyle mektuplar açılmaz., gazeteler okunmaz, dergiler
birikir, günlük küçük düzenlemeler yapılmaz, ev işleri ihmal edilir. Öğrenci
izin verilirse vaktini ders çalışma yerine bilgisayar başında geçirir.
Uykusuzluk, yorgunluk bunlara eklenir. İş ve okul başarısı düşer.
UZUN SÜRE BİLGİSAYAR KULLANMANIN VERDİĞİ RAHATSIZLIKLAR
Boyun kaslarında ağrı ve tutulma
Belli bir duruşta (postürde) uzun süre kalmakla boyun kasları kasılır. Bu durum boyunda, bazen boyunla beraber başın arka kısımlarında ağrı sertlik ve uyuşukluğa yol açar. Çalışırken kişinin stresli olması, monitorün baş hizasından yukarda olması, aynı baş duruşunu değiştirmeksizin uzun süre sürdürmek boyun tutulmasını kolaylaştırır.
Gözlerde yorulma
Sabit bir noktaya sürekli bakmak gözleri yorar. Gözlerin değişik yönlere hareketi göz küresini hareket ettiren 6 değişik kasla sağlanır. Ayrıca
gözler yakına ve uzağa baktığında, görüntünün retinaya odaklaşmasını sağlamak için, göz merceğini bombeleştirip yassılaştıran göz içindeki kaslar çalışır. Değişik yönlere ve uzaklıklara bakmak ile değişik göz kasları çalıştığından göz yorulmaz. Sabit bir noktaya sürekli bakmak ise gözleri yorar. Ayrıca ekrandaki görüntü ve ışık ayarının iyi yapılmamış olması, monitör ışığının titreşimli olması da göz yorgunluğunda etkili olur. Bunlara uykusuzlukta eklenebilir ve böylece uzun süre bilgisayar kullanan kişilerin gözlerinde yorgunluk hissi, kızarıklık ve yanma ortaya çıkar.
Uykuya ayrılan saatlerin azalması
Bilgisayar tutkunları birazdan kalkacağım diyerek uykularından çalarlar ve gece geç vakte kadar otururlar… Oysa sabah kalkıp işe gideceklerdir.
Televizyon uyutur, bilgisayar, özellikle internet kişinin aktif katkısına ve ilgisine bağlı olduğundan uyanık tutar. Bilgisayar tutkunu gecenin ikisinde, üçünde, istemeyerek bilgisayar başından ayrılır. Uyku azlığı sonucu kişi sürekli olarak kendini yorgun hisseder, çabuk sinirlenir, konsantrasyon gücü azalmıştır iş verimi düşer.
Aile bireyleri arasında iletişimde aksama
İnternet tutkunu çocuğuna, arkadaşlarına eşine vereceği zamanı sanal dünyaya verir. Eve gelince ilk işi bilgisayarı açmaktır. Ev işlerini ihmal eder. İşinde, okulda bilgisayarla ilgili hayaller kurar. Sanal dünyayı gerçek dünyadaki ilişkilere tercih eder. Bilgisayar tutkunluğu nedeniyle çevreden eleştiri ve uyarılar alır. İstediği halde bilgisayara olan ilgisini sonlandıramaz., bilgisayardan ayrı kalamaz. Bilgisayardan ayrı kaldığında
sinirlilik, çöküntü, neşesizlik gibi durumlar ortaya çıkar. Bilgisayar tutkununun bilgisayarla ilgili davranışları internet bağımlılığı bölümünde
daha ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
*İş verimi ve okul başarısında düşme*
İnternet tutkusu nedeniyle mektuplar açılmaz., gazeteler okunmaz, dergiler
birikir, günlük küçük düzenlemeler yapılmaz, ev işleri ihmal edilir. Öğrenci
izin verilirse vaktini ders çalışma yerine bilgisayar başında geçirir.
Uykusuzluk, yorgunluk bunlara eklenir. İş ve okul başarısı düşer.
GOOGLE NASIL PARA KAZANIYOR ?
Bugüne kadar sürekli Google’dan para kazanmaktan bahsettik. Fakat birçok kişi bunun tam olarak ne anlama geldiğini anlamış değil. Peki Google nasıl para kazanıyor?
Sanırım Google’un nasıl para kazandığına açıklık getirirsek pek çok kişi Google’dan para kazanmak konusunda da fikir sahibi olacaktır.
Google’un gelir kaynakları iki grupta toplanıyor. İnternet reklamcılığı konusunda iki hizmeti var.
Bunlardan biri Google Adsense diğeri ise Google Adwords’tür.
Google Adsense nedir?
Google Adsense, web sitelerde, içerikle alakalı Google reklamlarının gösterilmesidir. Web site sahipleri ve Google için büyük bir gelir kaynağıdır. Bunu bir örnekle açıklamak fikir sahibi olmanız açısından daha etkili olacak.
Örneğin, sizin sağlık üzerine bir web siteniz olduğunu düşünelim. Bu web sitesinden kazanç sağlamak için Google Adsense reklam hizmetini kullandığınızda, web sitenizin içeriği ile ilgili olan Google reklamları alakalı içerik sayfalarında görüntülenir.
Web sitenizin bir sayfasında diyet konusundan bahsettiyseniz bu sayfada Google adwords’e diyet ürünleri için reklam verenlerin reklamları yayınlanacaktır.
Ziyaretçiler bu reklamlara tıkladığında Google size tıklama başına bir ücret ödeyecektir. Bu ücret reklam verilen her kelime için farklılık gösterir.
Google’a reklam verenler kelimeler üzerinden reklam verir. Her kelimenin rekabet gücüne göre bir tıklama başı maliyeti vardır. Rekabet gücü yüksek kelimeler için reklam verenler daha fazla ücret öder. Buna paralel olarak site sahibi ve Google daha çok kazanır.
Google Adwords Nedir?
Google adwords, ürün veya hizmetlerini tanıtmak isteyen kurum yada kişilerin kullandığı google arama sayfasında sağ ve üst tarafta yayınlanan sponsor bağlantılardır.
Google adwords reklamları ayrıca Google adsense servisini kullanan web sitelerinde yayınlanır. Google Adwords reklam hizmetlerinin kelime odaklı olması çok büyük avantajdır.
Kelime odaklı reklamlar ile tamamen hedef kitleye ulaşma şansınız çok yüksektir. Ayrıca reklamlarınızın yayınlanacağı web siteler de belirlediğiniz anahtar kelimeler ile alakalı sitelerdir.
Örneğin Google adwords’te ”diyet” kelimesine reklam verdiğimizi düşünürsek reklamlarımız google arama sonuçlarında sadece ”diyet” kelimesinde görüntülenecektir. Ayrıca Adsense reklam hizmetini kullanan web sitelerinde diyet ile alakalı içerik sayfalarında gösterilecektir.
Google’da her gün milyonlarca kişi defalarca arama yapıyor. Bunun ne kadar büyük bir potansiyel olduğunu hiç düşündünüz mü? Google sayesinde her gün binlerce ürün milyonlarca müşteri ile buluşuyor.
Google bilinçli ya da bilinçsiz olarak tıkladığınız her reklamdan para kazanıyor ve bu durum her dakika binlerce belki de milyonlarca kez tekrarlanıyor.
Fakat Google sadece kendisi kazanmıyor. Kazanması için hem web site sahiplerine hem de kişi veya kurumlara büyük fırsatlar tanıyor.
Adsense reklam hizmetini kullanarak para kazanan binlerce web sitesi var. Ayrıca Google reklam hizmetlerini kullanarak para kazanmak için web sitesi sahibi olmanız da şart değildir.
Dünyada binlerce kişinin servet kazandığı online satış ortaklığı sistemi ile başkalarının ürünlerini pazarlayarak çok yüksek komisyonlar kazanabilirsiniz.
Sanırım Google’un nasıl para kazandığına açıklık getirirsek pek çok kişi Google’dan para kazanmak konusunda da fikir sahibi olacaktır.
Google’un gelir kaynakları iki grupta toplanıyor. İnternet reklamcılığı konusunda iki hizmeti var.
Bunlardan biri Google Adsense diğeri ise Google Adwords’tür.
Google Adsense nedir?
Google Adsense, web sitelerde, içerikle alakalı Google reklamlarının gösterilmesidir. Web site sahipleri ve Google için büyük bir gelir kaynağıdır. Bunu bir örnekle açıklamak fikir sahibi olmanız açısından daha etkili olacak.
Örneğin, sizin sağlık üzerine bir web siteniz olduğunu düşünelim. Bu web sitesinden kazanç sağlamak için Google Adsense reklam hizmetini kullandığınızda, web sitenizin içeriği ile ilgili olan Google reklamları alakalı içerik sayfalarında görüntülenir.
Web sitenizin bir sayfasında diyet konusundan bahsettiyseniz bu sayfada Google adwords’e diyet ürünleri için reklam verenlerin reklamları yayınlanacaktır.
Ziyaretçiler bu reklamlara tıkladığında Google size tıklama başına bir ücret ödeyecektir. Bu ücret reklam verilen her kelime için farklılık gösterir.
Google’a reklam verenler kelimeler üzerinden reklam verir. Her kelimenin rekabet gücüne göre bir tıklama başı maliyeti vardır. Rekabet gücü yüksek kelimeler için reklam verenler daha fazla ücret öder. Buna paralel olarak site sahibi ve Google daha çok kazanır.
Google Adwords Nedir?
Google adwords, ürün veya hizmetlerini tanıtmak isteyen kurum yada kişilerin kullandığı google arama sayfasında sağ ve üst tarafta yayınlanan sponsor bağlantılardır.
Google adwords reklamları ayrıca Google adsense servisini kullanan web sitelerinde yayınlanır. Google Adwords reklam hizmetlerinin kelime odaklı olması çok büyük avantajdır.
Kelime odaklı reklamlar ile tamamen hedef kitleye ulaşma şansınız çok yüksektir. Ayrıca reklamlarınızın yayınlanacağı web siteler de belirlediğiniz anahtar kelimeler ile alakalı sitelerdir.
Örneğin Google adwords’te ”diyet” kelimesine reklam verdiğimizi düşünürsek reklamlarımız google arama sonuçlarında sadece ”diyet” kelimesinde görüntülenecektir. Ayrıca Adsense reklam hizmetini kullanan web sitelerinde diyet ile alakalı içerik sayfalarında gösterilecektir.
Google’da her gün milyonlarca kişi defalarca arama yapıyor. Bunun ne kadar büyük bir potansiyel olduğunu hiç düşündünüz mü? Google sayesinde her gün binlerce ürün milyonlarca müşteri ile buluşuyor.
Google bilinçli ya da bilinçsiz olarak tıkladığınız her reklamdan para kazanıyor ve bu durum her dakika binlerce belki de milyonlarca kez tekrarlanıyor.
Fakat Google sadece kendisi kazanmıyor. Kazanması için hem web site sahiplerine hem de kişi veya kurumlara büyük fırsatlar tanıyor.
Adsense reklam hizmetini kullanarak para kazanan binlerce web sitesi var. Ayrıca Google reklam hizmetlerini kullanarak para kazanmak için web sitesi sahibi olmanız da şart değildir.
Dünyada binlerce kişinin servet kazandığı online satış ortaklığı sistemi ile başkalarının ürünlerini pazarlayarak çok yüksek komisyonlar kazanabilirsiniz.
ATATÜRK SOSTAL BİLİMLERİN GELİŞMESİ İÇİN NELER YAPMIŞTIR
Atatürk ülkemizin geçmisini bilmemiz gerektiğini her defasında önemle vurgulamıstır. Çünkü tarihini
bilmeyen toplumlar eski hatalarına tekrar düsebilirler. Atatürk aynı zamanda dilimize de önem vermis
ve Türkçenin gelistirilmesi için çalısmıstır.
- Türk Tarih Kurumu (TTK) : Türk Tarih Kurumunun amacı tarihimiz öğrenmek onu korumak ,
gelistirmek ve gelecek kusaklara tarihimizi aktarmaktır. Bu amaçla Atatürk 1931 de Türk Tarih
Kurumunu kurdurmustur.
- Türk Dil Kurumu (TDK): Amacı Türkçemizi korumak, onu gelistirmek ve doğru Türkçe
kullanımını sağlayarak gelecek kusaklara aktarmaktır. Bu amaçla Atatürk 1932 de Türk Dil
Kurumunu kurdurmustur.
- Ayrıca Cumhuriyetin ilk yıllarında; Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi (DTCF) ve Halk
Evleri’de açılmıstır.
bilmeyen toplumlar eski hatalarına tekrar düsebilirler. Atatürk aynı zamanda dilimize de önem vermis
ve Türkçenin gelistirilmesi için çalısmıstır.
- Türk Tarih Kurumu (TTK) : Türk Tarih Kurumunun amacı tarihimiz öğrenmek onu korumak ,
gelistirmek ve gelecek kusaklara tarihimizi aktarmaktır. Bu amaçla Atatürk 1931 de Türk Tarih
Kurumunu kurdurmustur.
- Türk Dil Kurumu (TDK): Amacı Türkçemizi korumak, onu gelistirmek ve doğru Türkçe
kullanımını sağlayarak gelecek kusaklara aktarmaktır. Bu amaçla Atatürk 1932 de Türk Dil
Kurumunu kurdurmustur.
- Ayrıca Cumhuriyetin ilk yıllarında; Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi (DTCF) ve Halk
Evleri’de açılmıstır.
RÖNTGEN ATIKLARINDAN NASIL AYNA YAPILIR ?
http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/244579-fotograf-ve-film-atiklarindan-ayna-yapimi-nasil-olur.html
http://www.frmtr.com/liseler/1365028-fotograf-ve-rontgen-atiklarindan-nasil-ayna-yapilir-kimya-donem-odevi-acil-yardim.html
http://www.forumdas.net/soru-cevap/fotograf-film-atiklarindan-ayna-yapimi-olur-56217/
http://www.frmtr.com/liseler/1365028-fotograf-ve-rontgen-atiklarindan-nasil-ayna-yapilir-kimya-donem-odevi-acil-yardim.html
http://www.forumdas.net/soru-cevap/fotograf-film-atiklarindan-ayna-yapimi-olur-56217/
AVEA JET NEDEN ÇOK YAVAŞ ÇÖZÜMÜ
Avea jet mobil modem neden çok yavaç sorusunun cevapları şunlardır ;
- Bulunduğunuz yerde Avea çekmiyordur.(TÜRKİYENİN %90INDA OLDUĞU GİBİ)
- Avea jet mobil modeminiz 3G ile degil GPRS ile çekiyordur. Buda en yavaş çekendir.
ÇÖZÜM ;
Siz en iyisi Turkcelle geçin yada fiber internete geçin...
Windows 7 yi Hızlandırmanın Püf Noktaları
Yazılarımızı takip edenler hızlandırma rehberlemizi okumuştur. Windows Vista ve Windows Xp için hızlandırma rehberlerini daha önce yayınlamıştık. Şimdi sıra son işletim sistemi olan Windows 7 ye geldi. Tweak programları ile hızlandırma yapılıyor fakat bu pekte sağlıklı değil. Windows ayarlarında yapacağımız ufak değişiklikler ile Windows 7 işletim sistemi yüklü bilgisayarınız dahada hızlanacaktır.
Windows 7 nin zaten en hızlı işletim sistemi olduğu söyleniyor. Kim zaten hızlı olan Windows 7 yi daha da hızlandırmak istemez ki? Aşağıdaki adımları uygulayarak daha hızlı bir windows 7 işletim sisteminiz olacaktır.
ilk Adım Pencereleri Hızlandırmak:
Windows 7 de tüm pencereler animasyonla büyür animasyonla küçülür. Buda ram kullanımını arttırır. Bunu kapatmak Sayfalar klasörler arasındaki dolaşımı büyük oranda hızlandıracaktır. Üstelik bunu kapatmakta sandığınızdan daha kolaydır.
Önce başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ SystemPropertiesPerformance ” yazın ve enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Karşınıza performans seçenekleri sayfası çıkacaktır.
Performans seçenekleri sayfasındaki ” Pencereler animasyonla küçültülüp büyütülsün ” yazısının başındaki kutucuğu temizleyin ve Tamam ‘a basın.
Bilgisayarınızın Açılışını Hızlandırın:
Windows 7 nin zaten hızlı açıldığını düşünebilirsiniz. Bu açılış süresini daha da kısaltmak sizin elinizdedir. Bunun için 2 işlem yapabiliriz.
A. Açılışta yüklenen Programları Kapatmak:
Başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ msconfig ” yazarak enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Karşınıza Sistem Yapılandırması gelecektir.
Sistem Yapılandırmasında üstteki menülerden “ Başlatma ” yazısına tıklayın.
Burada bilgisayarınız açılırken yüklenen programlar vardır. Kullanmadığınız programın başındaki kutucuğu temizleyin.
Önce uygula deyin ve daha sonra tamam ‘a basın.
En son olarakta bilgisayarınızı baştan başlatın.
B.İşlemcinizi Kullanarak Açılışı Hızlandırmak:
Başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ msconfig ” yazarak enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Karşınıza Sistem Yapılandırması gelecektir.
Sistem Yapılandırmasında üstteki menülerden “ Önyükleme ” yazısına tıklayın. Buradanda Gelişmiş Seçenekler ‘e tıklayın.
Burada önyükleme bilgileri bulunmaktadır. İşlemcinizin özelliğine göre işlemci sayınızı arttırabilirsiniz. Çift çekirdekli işlemciniz var ise 2 dört çekirdekli işlemciniz var ise 4 ‘ü seçebilirsiniz. Böylece açılış sırasında işlemciniz tam performansıyla kullanabilirsiniz.
Önce Tamam deyin sonra uygula deyin ve daha sonra tamam ‘a basın.
En son olarakta bilgisayarınızı baştan başlatın.
Windows 7 Kapanış Süresini Kısaltın:
Windows 7 kapanışta da Windows XP ve Vista dan çok daha hızlıdır. Dahada hızlandırmak sizin elinizde.
Başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ regedit ” yazarak enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Sırayla ” HKEY_LOCAL_MACHINE -> SYSTEM -> CurrentControlSet -> Control ” anahtarına ulaşın.
Sağ taraftaki WaitToKillServiceTimeOut anahtarına sağ tıklayın ve Değiştir deyin.
Buradaki standart ayar 12000 (12 saniye) dir. Siz bunu istediğiniz kadar düşürebilirsiniz.
Tamam deyin ve bilgisayarınızı baştan başlatın.
Gereksiz Yazı Fontlarını Kaldırın:
Windows 7 de de diğer işletim sistemlerinde olduğu gibi birçok yazı fontu bulunmaktadır. Bu tiplerini kullanmasanız bile sistem kaynakları bu fontlar ( yazı tipleri ) tarafından tüketilmektedir.
Öncelikle Denetim Masasını açın.
Denetim Masasından Yazı Tipleri simgesine tıklayın.
Karşınızda bilgisayarınızdaki yazı tipleri gelecektir. Burada kullanmadığınız yazı tiplerini silebilirsiniz. Silmek istemiyorsanız farklı bir klasöre kopyalayabilirsiniz. Kullanacağınız zaman yazı tiplerini tekrar bu klasörün içine koymanız yeterli olacaktır.
Unutmayın ne kadar yazı tipi silerseniz o kadar sistem kaynağı kazanacaksınız.
Windows 7 nin zaten en hızlı işletim sistemi olduğu söyleniyor. Kim zaten hızlı olan Windows 7 yi daha da hızlandırmak istemez ki? Aşağıdaki adımları uygulayarak daha hızlı bir windows 7 işletim sisteminiz olacaktır.
ilk Adım Pencereleri Hızlandırmak:
Windows 7 de tüm pencereler animasyonla büyür animasyonla küçülür. Buda ram kullanımını arttırır. Bunu kapatmak Sayfalar klasörler arasındaki dolaşımı büyük oranda hızlandıracaktır. Üstelik bunu kapatmakta sandığınızdan daha kolaydır.
Önce başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ SystemPropertiesPerformance ” yazın ve enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Karşınıza performans seçenekleri sayfası çıkacaktır.
Performans seçenekleri sayfasındaki ” Pencereler animasyonla küçültülüp büyütülsün ” yazısının başındaki kutucuğu temizleyin ve Tamam ‘a basın.
Bilgisayarınızın Açılışını Hızlandırın:
Windows 7 nin zaten hızlı açıldığını düşünebilirsiniz. Bu açılış süresini daha da kısaltmak sizin elinizdedir. Bunun için 2 işlem yapabiliriz.
A. Açılışta yüklenen Programları Kapatmak:
Başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ msconfig ” yazarak enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Karşınıza Sistem Yapılandırması gelecektir.
Sistem Yapılandırmasında üstteki menülerden “ Başlatma ” yazısına tıklayın.
Burada bilgisayarınız açılırken yüklenen programlar vardır. Kullanmadığınız programın başındaki kutucuğu temizleyin.
Önce uygula deyin ve daha sonra tamam ‘a basın.
En son olarakta bilgisayarınızı baştan başlatın.
B.İşlemcinizi Kullanarak Açılışı Hızlandırmak:
Başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ msconfig ” yazarak enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Karşınıza Sistem Yapılandırması gelecektir.
Sistem Yapılandırmasında üstteki menülerden “ Önyükleme ” yazısına tıklayın. Buradanda Gelişmiş Seçenekler ‘e tıklayın.
Burada önyükleme bilgileri bulunmaktadır. İşlemcinizin özelliğine göre işlemci sayınızı arttırabilirsiniz. Çift çekirdekli işlemciniz var ise 2 dört çekirdekli işlemciniz var ise 4 ‘ü seçebilirsiniz. Böylece açılış sırasında işlemciniz tam performansıyla kullanabilirsiniz.
Önce Tamam deyin sonra uygula deyin ve daha sonra tamam ‘a basın.
En son olarakta bilgisayarınızı baştan başlatın.
Windows 7 Kapanış Süresini Kısaltın:
Windows 7 kapanışta da Windows XP ve Vista dan çok daha hızlıdır. Dahada hızlandırmak sizin elinizde.
Başlat düğmesine tıklayın ve arama satırına “ regedit ” yazarak enter ‘a basın. Yada çıkan simgeye tıklayın.
Sırayla ” HKEY_LOCAL_MACHINE -> SYSTEM -> CurrentControlSet -> Control ” anahtarına ulaşın.
Sağ taraftaki WaitToKillServiceTimeOut anahtarına sağ tıklayın ve Değiştir deyin.
Buradaki standart ayar 12000 (12 saniye) dir. Siz bunu istediğiniz kadar düşürebilirsiniz.
Tamam deyin ve bilgisayarınızı baştan başlatın.
Gereksiz Yazı Fontlarını Kaldırın:
Windows 7 de de diğer işletim sistemlerinde olduğu gibi birçok yazı fontu bulunmaktadır. Bu tiplerini kullanmasanız bile sistem kaynakları bu fontlar ( yazı tipleri ) tarafından tüketilmektedir.
Öncelikle Denetim Masasını açın.
Denetim Masasından Yazı Tipleri simgesine tıklayın.
Karşınızda bilgisayarınızdaki yazı tipleri gelecektir. Burada kullanmadığınız yazı tiplerini silebilirsiniz. Silmek istemiyorsanız farklı bir klasöre kopyalayabilirsiniz. Kullanacağınız zaman yazı tiplerini tekrar bu klasörün içine koymanız yeterli olacaktır.
Unutmayın ne kadar yazı tipi silerseniz o kadar sistem kaynağı kazanacaksınız.
KEYLOGGER FULL İNDİR
http://www.egydown.com/gx/Micro+Keylogger++keygen.html
http://www.microkeylogger.com/
http://download.cnet.com/Micro-keylogger/3000-2162_4-75375292.html
EĞER BURALARDAN BULAMAZSANIZ SİTEMİZE ÜYE OLUP MAİL ADRESİNİZİ YAZIN BİZ SİZE GÖNDERELİM...
E-KİTAP OKUYUCU
İnsanoğlu tıklayın, destekleyin:
kendini ifade etmeye çabalarken taş, papirüs,
kağıt gibi maddelerden yararlandı. Derken klavye ve ekrana ulaştı. Yıllar önce, mektubun yerini elektronik posta alacak iddiası pek de ciddiye alınmazdı. Ama evrim sürüyor ve şimdi kitaplar değişiyor.
Yeni teknolojilerin hayatımıza girmesi ile her şeyin başına bir "e" harfi ekler olduk. Artık kitapları da ekran karşısında okuyabiliyoruz. E-kitap uzunca bir süredir ortada olan bir fikir de olsa, özellikle son 2-3 yılda ciddi olarak ele alınıyor. Yayınlanan, yani sayısal ortama geçirilen kitapların sayısı ve okuru sürekli artıyor.
E-Kitap Kavramı
Elektronik Kitap terimi birkaç farklı biçimde kullanılabiliyor. Aynı bir zamanlar CD'nin hem disk, hem diskin içeriği, hem de sürücü için kullanıldığı gibi. Bir kitabın sayısal ortamdaki kopyasına, ya da doğrudan elektronik ortamda kitap olarak yazılmış içeriğe e-kitap diyoruz.
Son dönemde bu yeni, sayısal kitapları okumak için özel yazılımlar gerekiyor. Bu tip yazılımlar "e-kitap okuyucu" olarak sınıflandırılıyor. Ülkemizde fazla örneği olmasa da, bu yazılımları barındıran ve sadece okuma amaçlı hazırlanmış minik "bilgisayarlar" da piyasada boy gösteriyor. Biz bunlara "e-kitap aygıtı" demeyi tercih ediyoruz.
Belki bu tanımları yapmamızın nedenini anladınız. Bazı kitaplar, her okuyucuda ve bilgisayarda çalışmıyor. Çoğu konuda olduğu gibi, burada da rekabet halinde birçok firma, farklı e-kitap biçimleriyle piyasada pay kapmaya çalışıyorlar. Kısacası, standartların oturması için biraz daha süre gerekiyor.
Kağıt mı, Ekran mı?
Yıllardır tartışıla gelen konu, insanın kağıttan nasıl vazgeçeceği. Birçok kişi, kağıdın ayrı bir özelliği, rahatlığı, kısacası farklılığı olduğunu, asla bir ekran karşısında yüzlerce sayfa okunamayacağını iddia ediyorlar.
Buna ek olarak, geçtiğimiz yıllarda bilgi işlem sistemlerin henüz her tarafımızı sarmadığı dönemde taşınamayacak kitabın şansı olmayacağına dikkat çekiliyordu. Ama siz deyin kaderin cilvesi, ben diyeyim teknolojinin gelişmesi, iş tersine döndü ve elimizdeki minicik aletlerde, binlerce sayfayı taşıyabilme şansına eriştik. Artık tatile giderken bavula az sayıda kitap sıkıştırmaktan şikayetçi olamayacağız.
Ama yine de, televizyon ile 20 üstü yaşlarda tanışan bir neslin bilgisayar ya da e-kitap aygıt ekranlarını kolayca kabul edemeyeceğini göz önünde bulundurmalıyız. Hele en çok kitap okuyanlar arasında böyle bir grup da bulunurken e-kitap için zor günler sürecek. Ama yakın gelecekte, evde eğitim, çalışma gibi insan hayatını ciddi olarak değiştirecek gelişmeler varken, yeni nesillerin kağıda, bizim kadar bağımlı olmayacağı da ortada.
Aslında okuduğumuz "ekranın" ince bir önemi var. Günümüzde hafif, kıvrılabilir ekranlar üzerinde çalışmalar devam ediyor. Standartlar oluşturulmaya çalışılırken bazı prototipler medyada boy göstermeye başladı.
"Kağıt gibi" ama kağıt olmayan maddeler ilerde hayatımıza girecek. Hatta Tom Cruise'ün başrolünü oynadığı "Azınlık Raporu" adlı filmde, metrodaki insanların okudukları "neredeyse kağıt" elektronik gazeteler dikkatinizi çekmiş olabilir. Bu planlar başarıyla hayata geçirildiğinde tartışmalar çok farklı boyutlara kayacak.
Artı ve Eksiler
Elektronik kitabın geleneksel kitaba göre, hem okuma eyleminin verimini arttıran hem de yayıncılık alanına fayda sağlayan üstünlükleri var. En başta gelen olumsuzluk ise bir türlü teknolojiye ısınamayan okurların ekran karşısında rahat olamamaları ve konsantrasyonu sağlayamamaları.
Bu sorunu yaşamayanlar ise, öncelikle e-kitap ile daha hızlı bir okuma gerçekleştiriyorlar. Hızlı okuma tekniklerine göre, ekranda kaydırarak okumak kağıda oranla daha verimli.
Referans olanakları ise belki de en öne çıkanlar. Okuyucu yazılımlar farklı bölümlere notlar almanızı, işaretler koymanızı ve bunlar arasında kolayca gezinmenizi sağlıyorlar. Ayrıca arama yapıp belki de sayfa çevirerek bulamayacaklarınıza kolayca ulaşmanız da önemli bir artı. E-kitaplar geliştikçe, metnin içindeki bir şey hakkında İnternet'ten ve veri tabanlarından tek tıkla detaylı bilgi alınabilmesi de kuşkusuz etkileyici bir özellik.
Kağıda basılı kitapların daha fazla yer işgal etmesi, ama bir cihaz içinde onlarca e-kitap taşınabilmesinden kısaca bahsetmiştik. Sayısal ortamdaki bir kitabı İnternet'ten ya da uzak bir noktadan sipariş verdiğinizde postadan size ulaşmasını beklemek yerine dakikalar içinde bilgisayarınıza indirebilmeniz de cabası. Bu olumlu sonuç aynı zamanda matbaa, dağıtım kanalları gibi aracıların ortadan kalkacağının ve dolayısıyla daha düşük maliyetli kitapların habercisi olabilir.
Öte yandan, yazarlara da eserlerini yayınlama ve dağıtma konusunda e-kitaplar önemli faydalar sağlıyor ve sağlayacak.
Bu yeni gelişen alanın doğal olarak birkaç sorunu da var. İlki standartların oturmamış olması. Bazı e-kitapları okumak için fazladan çaba harcamanız gerekebilir. Diğer bir eksi ise, normal kitaplar gibi arkadaşlarınızla rahatça değiştirmenin, ödünç vermenin zor olması. Telif hakları nedeniyle bazı kitapların korumalı olması. Kuşku yok ki, bir süre sonra bu alanda da mp3 değişimi gibi tartışılan gelişmeler yaşanacak...
Nasıl Okuyabilirsiniz
Tabii ki bir e-kitap okumak için öncelikle ya alışılageldik bir bilgisayara, ya da minik bir el cihazına sahip olmanız gerekiyor. Bugün belli başlı dört e-kitap biçimi var. Bunlardan üçünü taban alan kitapları okumak için ücretsiz dağıtılan okuyucu programları sisteminize yüklemiş olmanız gerekiyor.
Bundan sonrası, okuyacağınız e-kitaba ulaşmanıza kalıyor. Satın aldığınız ya da ücretsiz dağıtılan kitabı indiriyor ve hemen okumaya başlıyorsunuz. Ender de olsa, bazı e-kitapların kendilerine özel okuma cihazlarına ihtiyaç duyduklarını da hatırlatmakta fayda var.
E- kitaplarınızın çoğunu bilgisayarlarınız arasında taşıyabilir, normal dosyalara uyguladığınız işlemleri yapabilirsiniz. Ayrıca e-kitap aygıtları sadece kitap dosyalarınızı okumanızı değil, yardımcı programlarla diğer belgelerinizi de yanınızda taşıyıp inceleyebilmenize olanak sağlıyor.
E-Kitap Formatları
Standartların henüz oturmadığı bu alanda yine de büyük farklılıklar söz konusu değil. Belirttiğimiz gibi kitaplar dört biçimde yayınlanıyor ve okuyucu yazılımlara ihtiyaç duyuyorlar.
Henüz ticari e-kitap fikri ortada yokken, basılmış kitapların kopyaları bildiğimiz HTML formatında, yani İnternet sayfası biçiminde karşımıza çıkıyordu. Hala ücretsiz dağıtılan ya da basit, platformdan bağımsız rahatça okunabilmesi amaçlanan içerik, bu formatta yayınlanıyor. Zira bu tip metinleri okumak için İnternet Explorer ya da Netscape Navigator gibi bir İnternet tarayıcınız olması yeterli.
Adobe Systems'in geliştirdiği PDF formatı ise son derece popüler. İstek halinde basılması planlanan elektronik metinler, araştırmalar ve ekran karşısında okunması planlanan metinler, görünüm özellikleri korunarak PDF biçiminde dağıtılıyor. Bugün birçok e-kitap da böyle yayınlanıyor, okumak için Adobe Reader adlı ücretsiz yazılıma sahip olmanız gerekli.
HTML'den daha esnek ve dinamik olan XML ise Microsoft ve Gemstar'ın desteklediği, sadece Windows ortamında okunabilen kitaplarda kullanılıyor ve PDF karşısında güç kazanan bir format. Dosya uzantısı .lit olan bu kitapları okumak için yine ücretsiz Microsoft Reader yazılımına ihtiyacınız var.
El bilgisayarları için tasarlanan ama yine de önceki iki format kadar kullanılmayan PML ise Palm işletim sistemini kullanan sistemleri hedef alıyor ve dosya uzantısı .pdb oluyor.
İşte böylesi bir rekabet ve gelişme ortamında, standartlara ulaşmak için girişimler mevcut. Örneğin "Open eBook Forum", gelişen e-yayıncılık alanında bir orta nokta yakalanması için çalışıyor ve HTML ile XML'i destekliyor. www.openebook.org adresinde e-kitap konusunda bilginizi arttırabilirsiniz.
kendini ifade etmeye çabalarken taş, papirüs,
kağıt gibi maddelerden yararlandı. Derken klavye ve ekrana ulaştı. Yıllar önce, mektubun yerini elektronik posta alacak iddiası pek de ciddiye alınmazdı. Ama evrim sürüyor ve şimdi kitaplar değişiyor.
Yeni teknolojilerin hayatımıza girmesi ile her şeyin başına bir "e" harfi ekler olduk. Artık kitapları da ekran karşısında okuyabiliyoruz. E-kitap uzunca bir süredir ortada olan bir fikir de olsa, özellikle son 2-3 yılda ciddi olarak ele alınıyor. Yayınlanan, yani sayısal ortama geçirilen kitapların sayısı ve okuru sürekli artıyor.
E-Kitap Kavramı
Elektronik Kitap terimi birkaç farklı biçimde kullanılabiliyor. Aynı bir zamanlar CD'nin hem disk, hem diskin içeriği, hem de sürücü için kullanıldığı gibi. Bir kitabın sayısal ortamdaki kopyasına, ya da doğrudan elektronik ortamda kitap olarak yazılmış içeriğe e-kitap diyoruz.
Son dönemde bu yeni, sayısal kitapları okumak için özel yazılımlar gerekiyor. Bu tip yazılımlar "e-kitap okuyucu" olarak sınıflandırılıyor. Ülkemizde fazla örneği olmasa da, bu yazılımları barındıran ve sadece okuma amaçlı hazırlanmış minik "bilgisayarlar" da piyasada boy gösteriyor. Biz bunlara "e-kitap aygıtı" demeyi tercih ediyoruz.
Belki bu tanımları yapmamızın nedenini anladınız. Bazı kitaplar, her okuyucuda ve bilgisayarda çalışmıyor. Çoğu konuda olduğu gibi, burada da rekabet halinde birçok firma, farklı e-kitap biçimleriyle piyasada pay kapmaya çalışıyorlar. Kısacası, standartların oturması için biraz daha süre gerekiyor.
Kağıt mı, Ekran mı?
Yıllardır tartışıla gelen konu, insanın kağıttan nasıl vazgeçeceği. Birçok kişi, kağıdın ayrı bir özelliği, rahatlığı, kısacası farklılığı olduğunu, asla bir ekran karşısında yüzlerce sayfa okunamayacağını iddia ediyorlar.
Buna ek olarak, geçtiğimiz yıllarda bilgi işlem sistemlerin henüz her tarafımızı sarmadığı dönemde taşınamayacak kitabın şansı olmayacağına dikkat çekiliyordu. Ama siz deyin kaderin cilvesi, ben diyeyim teknolojinin gelişmesi, iş tersine döndü ve elimizdeki minicik aletlerde, binlerce sayfayı taşıyabilme şansına eriştik. Artık tatile giderken bavula az sayıda kitap sıkıştırmaktan şikayetçi olamayacağız.
Ama yine de, televizyon ile 20 üstü yaşlarda tanışan bir neslin bilgisayar ya da e-kitap aygıt ekranlarını kolayca kabul edemeyeceğini göz önünde bulundurmalıyız. Hele en çok kitap okuyanlar arasında böyle bir grup da bulunurken e-kitap için zor günler sürecek. Ama yakın gelecekte, evde eğitim, çalışma gibi insan hayatını ciddi olarak değiştirecek gelişmeler varken, yeni nesillerin kağıda, bizim kadar bağımlı olmayacağı da ortada.
Aslında okuduğumuz "ekranın" ince bir önemi var. Günümüzde hafif, kıvrılabilir ekranlar üzerinde çalışmalar devam ediyor. Standartlar oluşturulmaya çalışılırken bazı prototipler medyada boy göstermeye başladı.
"Kağıt gibi" ama kağıt olmayan maddeler ilerde hayatımıza girecek. Hatta Tom Cruise'ün başrolünü oynadığı "Azınlık Raporu" adlı filmde, metrodaki insanların okudukları "neredeyse kağıt" elektronik gazeteler dikkatinizi çekmiş olabilir. Bu planlar başarıyla hayata geçirildiğinde tartışmalar çok farklı boyutlara kayacak.
Artı ve Eksiler
Elektronik kitabın geleneksel kitaba göre, hem okuma eyleminin verimini arttıran hem de yayıncılık alanına fayda sağlayan üstünlükleri var. En başta gelen olumsuzluk ise bir türlü teknolojiye ısınamayan okurların ekran karşısında rahat olamamaları ve konsantrasyonu sağlayamamaları.
Bu sorunu yaşamayanlar ise, öncelikle e-kitap ile daha hızlı bir okuma gerçekleştiriyorlar. Hızlı okuma tekniklerine göre, ekranda kaydırarak okumak kağıda oranla daha verimli.
Referans olanakları ise belki de en öne çıkanlar. Okuyucu yazılımlar farklı bölümlere notlar almanızı, işaretler koymanızı ve bunlar arasında kolayca gezinmenizi sağlıyorlar. Ayrıca arama yapıp belki de sayfa çevirerek bulamayacaklarınıza kolayca ulaşmanız da önemli bir artı. E-kitaplar geliştikçe, metnin içindeki bir şey hakkında İnternet'ten ve veri tabanlarından tek tıkla detaylı bilgi alınabilmesi de kuşkusuz etkileyici bir özellik.
Kağıda basılı kitapların daha fazla yer işgal etmesi, ama bir cihaz içinde onlarca e-kitap taşınabilmesinden kısaca bahsetmiştik. Sayısal ortamdaki bir kitabı İnternet'ten ya da uzak bir noktadan sipariş verdiğinizde postadan size ulaşmasını beklemek yerine dakikalar içinde bilgisayarınıza indirebilmeniz de cabası. Bu olumlu sonuç aynı zamanda matbaa, dağıtım kanalları gibi aracıların ortadan kalkacağının ve dolayısıyla daha düşük maliyetli kitapların habercisi olabilir.
Öte yandan, yazarlara da eserlerini yayınlama ve dağıtma konusunda e-kitaplar önemli faydalar sağlıyor ve sağlayacak.
Bu yeni gelişen alanın doğal olarak birkaç sorunu da var. İlki standartların oturmamış olması. Bazı e-kitapları okumak için fazladan çaba harcamanız gerekebilir. Diğer bir eksi ise, normal kitaplar gibi arkadaşlarınızla rahatça değiştirmenin, ödünç vermenin zor olması. Telif hakları nedeniyle bazı kitapların korumalı olması. Kuşku yok ki, bir süre sonra bu alanda da mp3 değişimi gibi tartışılan gelişmeler yaşanacak...
Nasıl Okuyabilirsiniz
Tabii ki bir e-kitap okumak için öncelikle ya alışılageldik bir bilgisayara, ya da minik bir el cihazına sahip olmanız gerekiyor. Bugün belli başlı dört e-kitap biçimi var. Bunlardan üçünü taban alan kitapları okumak için ücretsiz dağıtılan okuyucu programları sisteminize yüklemiş olmanız gerekiyor.
Bundan sonrası, okuyacağınız e-kitaba ulaşmanıza kalıyor. Satın aldığınız ya da ücretsiz dağıtılan kitabı indiriyor ve hemen okumaya başlıyorsunuz. Ender de olsa, bazı e-kitapların kendilerine özel okuma cihazlarına ihtiyaç duyduklarını da hatırlatmakta fayda var.
E- kitaplarınızın çoğunu bilgisayarlarınız arasında taşıyabilir, normal dosyalara uyguladığınız işlemleri yapabilirsiniz. Ayrıca e-kitap aygıtları sadece kitap dosyalarınızı okumanızı değil, yardımcı programlarla diğer belgelerinizi de yanınızda taşıyıp inceleyebilmenize olanak sağlıyor.
E-Kitap Formatları
Standartların henüz oturmadığı bu alanda yine de büyük farklılıklar söz konusu değil. Belirttiğimiz gibi kitaplar dört biçimde yayınlanıyor ve okuyucu yazılımlara ihtiyaç duyuyorlar.
Henüz ticari e-kitap fikri ortada yokken, basılmış kitapların kopyaları bildiğimiz HTML formatında, yani İnternet sayfası biçiminde karşımıza çıkıyordu. Hala ücretsiz dağıtılan ya da basit, platformdan bağımsız rahatça okunabilmesi amaçlanan içerik, bu formatta yayınlanıyor. Zira bu tip metinleri okumak için İnternet Explorer ya da Netscape Navigator gibi bir İnternet tarayıcınız olması yeterli.
Adobe Systems'in geliştirdiği PDF formatı ise son derece popüler. İstek halinde basılması planlanan elektronik metinler, araştırmalar ve ekran karşısında okunması planlanan metinler, görünüm özellikleri korunarak PDF biçiminde dağıtılıyor. Bugün birçok e-kitap da böyle yayınlanıyor, okumak için Adobe Reader adlı ücretsiz yazılıma sahip olmanız gerekli.
HTML'den daha esnek ve dinamik olan XML ise Microsoft ve Gemstar'ın desteklediği, sadece Windows ortamında okunabilen kitaplarda kullanılıyor ve PDF karşısında güç kazanan bir format. Dosya uzantısı .lit olan bu kitapları okumak için yine ücretsiz Microsoft Reader yazılımına ihtiyacınız var.
El bilgisayarları için tasarlanan ama yine de önceki iki format kadar kullanılmayan PML ise Palm işletim sistemini kullanan sistemleri hedef alıyor ve dosya uzantısı .pdb oluyor.
İşte böylesi bir rekabet ve gelişme ortamında, standartlara ulaşmak için girişimler mevcut. Örneğin "Open eBook Forum", gelişen e-yayıncılık alanında bir orta nokta yakalanması için çalışıyor ve HTML ile XML'i destekliyor. www.openebook.org adresinde e-kitap konusunda bilginizi arttırabilirsiniz.
HER KONU HAKKINDA SLAYT OLUŞTURULUR (HAZIR SLAYT)
HANGİ KONU HAKKINDA SLAYT İSTİYORSANIZ YORUM KISMINA E-MAİL ADRESİNİZİ VE SLAYT KONUNUZU YAZIN EN GEÇ 1 SAAT İÇİNDE POWER POİNT 2010 DA HAZIRLANMIŞ SLAYTINIZI MAİL OLARAK ALIN....
İSTANBULUN SEMTLERİ İSİMLERİNİN NEREDEN ALIYOR ?
http://www.delinetciler.net/forum/genel-kultur/64245-istanbul-daki-semtler-isimlerini-nerden-aldi.html
http://blog.milliyet.com.tr/istanbul-un-semtleri-isimlerini-nereden-aliyor-/Blog/?BlogNo=171959
http://www.meleklermekani.com/marmara-bolgesi/156153-istanbulun-semtleri-isimlerini-nereden-aliyor.html
http://www.msxlabs.org/forum/bunlari-biliyor-musunuz/213569-istanbuldaki-semtler-isimlerini-nasil-almistir.html
KOMPOZİSYON NEDİR ? -ÖRNEKLERİ-
Kompozisyon kelime anlamıyla; herhangi bir konu veya alanla ilgili ayrı ayrı malzemeyi en uygun şekliyle bir araya getirmek, birleştirmek, düzenlemek demektir. Kompozisyon her ne kadar, öğrencilere yazı yazma alışkanlığı kazandırmak amacıyla verilen yazma ödevi, veya daha geniş anlamıyla; duyguların, düşüncelerin, olayların sözle veya yazıyla ifadesi olarak kullanılsa da sadece edebiyata ait bir terim değildir ve kullanım alanı da edebiyatla sınırlı değildir.
YARI İLETKENLER-EN GENİŞ BİLGİ-
Elektrik iletkenliği bakımından
Normal durumda yalıtkan olan bu maddeler ısı
Yarı iletkenlerin değerlik yörüngelerinde dört elektron bulunur. Bu yüzden yarı iletkenler iletkenlerle yalıtkanlar arasında yer almaktadır. Elektronik elemanlarda en yaygın olarak kullanılan yarı iletkenler germanyum ve silisyum elementleridir.
Tüm yarı iletkenler son yörüngelerindeki atom sayısını sekize çıkarma çabasındadırlar. Bu nedenle saf bir germanyum elementinde komşu atomlar son yörüngelerindeki elektronları kovalent bağ ile birleştirerek ortak kullanırlar. Atomlar arasındaki bu kovalent bağ germanyum elementine kristal özelliğini kazandırır. Silisyum da özellik olarak germanyum ile hemen hemen aynıdır.
Yarı iletkenli elektronik devre elemanlarında daha çok silisyum kullanılır. Silisyum ve germanyum devre elemanı üretiminde saf olarak kullanılmaz. Bu maddelere katkı katılarak değerlik bandı enerji seviyesi yukarıya veya iletkenlik bandı enerji seviyesi aşağıya çekilir. Değerlik bandının yukarı çekildiği yarı iletkenlere P tipi yarı iletken
KADI BURHANEDDİN -EN GENİŞ BİLGİ-
HAYATI
Kadı Burhaneddin (1345-1398) Türk devlet adamı ve Divan Edebiyatı şairi.
Asıl ismi Burhaneddin Ahmeddir. 1345 (hicri 754) yılında Kayseri'de dünyaya gelmiştir. XIII. yüzyıl başlarında Harzem'den Anadolu'ya göç eden Oğuzlar'ın Salur Boyu'na mensup Kayseri Kadısı görevinde bulunan Şemseddin Mehmed'in oğlu idi.Kadı Burhaneddin çok yönlü bir kişidir. Bir taraftan (Anadolu'da, Mısır'da, Şam'da, Halep'de) çok iyi klasik bir İslam eğitimi aldıktan sonra ilim ve eğitim ile uğraşmıştır. Sonra çok başarılı olarak ve halkça sevilerek Kayseri'de kadılık görevini ifa etmiştir. Eretna Beyliği devlet işleri ile cok yakından (bey danışmanı, vezir ve beylik naibi olarak) ilgilenmiştir. Sonunda Sivas merkezli Kadı Burhaneddin Devletiolarak kendi adı ile anılan bir devlet kurup bu devletin 18 yıl hükümdarlığını yapmıştır. Kadı Burhannedin bu siyasal uğraşları yanında edebiyat ve özellikle şiir ile yakından meşgul olmuş ve özellikle gazel, tuyuğ ve rubailerle dolu büyük bir Divan ortaya çıkarmıştır. Türk edebiyatında aruz veznini Türkçeye uygulayıp Divan şiirinin Divan edebiyatı'nın ortaya çıkması sürecine öncülük eden büyük bir Anadolu şairi olarak anılması gerekmektedir.
GENÇ KALMANIN SIRLARI
| Sınırsız Sebze ve Meyve Bol meyve ve sebze tüketmek sağlıklı kalmanın en önde gelen kuralıdır. Günde 4-5 porsiyon sebzenin ve meyve yemek pek çok antioksidanı almanızı sağlayacaktır. Gün boyunca, hatta yemekten önce bile meyve yiyebilirsiniz. Bu arada hazır meyve suları yerine taze sıkılmış meyve sularını tercih edin. |
| Kolesterol Yaşlı Gösteriyor Yapılan araştırmalar kolesterol düzeyi yüksek erkeklerin, gerçek yaşlarından daha büyük göründüklerini gösterdi. İngiliz bilim adamları yaptığı araştırmalar sonucunda, sigara, içki, uykusuzluk ve kötü yaşam kalitesi gibi faktörlerin, insanların olduğundan daha yaşlı görünmesinde önemli rol oynadığını, ancak asıl sorunun, kolesterolden kaynaklandığını belirtti. Yüksek kolesterolün kan damarlarını tıkayarak organlara daha az kan gitmesine yol açıyor ve erken yıpranmalarına neden oluyor. |
| Kahvaltınızı Yapmadan Güne Başlamayın Kahvaltıyı mutlaka yapınız, çünkü günün ağır çalışması için gereken enerji gündüz yenen gıdalardan sağlanır. |
| Tuza Dikkat ! Yemekleri tuz koymadan pişirin. Sofrada ihtiyacı olan istediği kadarını daha sonra ekleyebilir. Tabi ekleyebilmeniz için tansiyonunuzun yüksek olmaması gerekiyor. |
| Geç Vakitte Yemek Yemeyin Gece 21'den sonra öğün yemeyiniz. Reflüyü engellemek için yatmadan 2 saat öncesinde yemeyi bırakınız. |
| Sık ve Az Yiyin Düzenli beslenmede ana-öğünler arasında 3 saat ara ile ara-öğünler bulunmalıdır. Bu durumda ana öğünler daha hafif yenmelidir. Meyve ve tatlı yemeğin hemen sonrasında değil ara-öğünler olarak tüketilmelidir. |
| Kolesterol Her Ette Bulunur *Her türlü hayvansal gıdada bulunduğu gibi Devekuşu , Hindi ve Tavukta da kolesterol vardır. Ancak bu etler daha düşük kolesterol düzeyine sahip oldukları için tercih edilmektedirler. Etin sindirilmesi dahil, ortaya çıkan "üre" gibi yan ürünleri de bedeninize yorgunluk ve bitkinlik vereceğinden hergün et yememenizde fayda var. Fazla Yemenin Faydası Yok Et özellikle karaciğer ve böbreğin aşırı yorar. Beyaz et de dahil olmak üzere eti günde 1 kez 100gram'dan fazla yememek gerekir. |
| Zeytinyağını Fazla Kaçırmayın Salata ile yenilecek zeytinyağı miktarı kişi başına 2 çorba kaşığını aşmamalıdır. Aksi takdirde yararlı doymamış yağlarla beslenmeye çalışırken aşırı kilo alabilirsiniz. |
| Karbonhidrata Dikkat Bir öğünde yenilecek karbonhidrat çeşidi ekmek, pilav ya da makarnadan yalnızca biri olmalıdır. |
| Sağlıklı Pişirme Yöntemleri Düşük ısıda buğulama en sağlıklı pişirme yöntemidir. Mikrodalga, yüksek ısı (haşlama ) ya da basınç altında (düdüklü tencere) proteinler, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar tahrip olmaktadırlar. Mikrodalga kullanımı ise yalnızca ısıtma amaçlı olmalıdır. |
Beyaz şeker yerine esmer şeker, beyaz ekmek yerine kepekli ekmeği tercih ediniz. Rafine şeker ve rafine karbonhidratlar kana hızlı karışır ve aşırı insülin salgılanmasına neden olarak pankreası zorlarlar. Bu da Diyabet( şeker ) hastalığının başlamasını hızlandırır. Kepekli ürünler B vitamini içerir, hem insanı uzun süre tok tutar hem de lif içeriği ile bağırsakların çalışmasını rahatlatırlar.
DETAYLI BİLGİ İÇİN...
HİTLERİN SÖZLERİ
- Ø ÖLDÜRMEDİĞİM HER YAHUDİ İÇİ SİTEM EDECEKSİNİZ….
- Ø DÜNYAYI TANRIYA İNSANSIZ TESLİM EDECEĞİM…
- Ø GEREKSİZ YAZARLARI UÇURUNUZ HATTA ELLERİNİ KESİNİZ Kİ BİRDAHA YAZMASINLAR O AHMAK DÜŞÜNCELERİNİ…
- Ø BUNLARI ÖLDÜRÜN SABUNUMUZ BİTTİ….
- Ø MUHTEMELEN EN İYİ YAHUDİ ÖLÜ YAHUDİDİR….
- § DİKTATÖR BİSİKLETE BİNEN ADAMA BENZER BURURSA DEVRİLİR
- Ø EN İYİ SAVUNMA HUCUMDUR….
- Ø İMANI SARSMAK İLMİ SARSMAKTAN DAHA ZORDUR…
- Ø POLİTİKA YAPILAN TARİHTİR…..
- Ø AKLIN BİTTİĞİ VE SUSTUĞU YERDE SON KARAR ŞİDDETE AİTTİR….
GİRESUN
Dogal güzellikler
Plajlar
Giresun kentinin doğu ve batısındaki sahiller kilometrelerce uzayıp giden doğal plajlar durumundadır. Kentin batısındaki plajlar doğu kesimindekilere göre daha sığ ve daha kumluktur. Kent merkezine yaklaşık 5 km. Uzaklıkta yer alan, arif kumaş, giresun, belediye, emniyet, tabya ve jandarma plajları giresun'un başlıca plajlarıdır.
Giresun'da camping yapılacak plajlar arif kumaş, bulancak belediye, keşap düzköy belediye plajı, tirebolu plajıdır.ayrıca yaz aylarında giresun adası ile giresun limanı arasında her akşam mavi tur düzenlenmektedir.
Giresun'da camping yapılacak plajlar arif kumaş, bulancak belediye, keşap düzköy belediye plajı, tirebolu plajıdır.ayrıca yaz aylarında giresun adası ile giresun limanı arasında her akşam mavi tur düzenlenmektedir.
Kaplıcalar
Giresun doğal maden suları ile de ünlüdür. İnişdibi madensuyu, çaldağ maden suyu; batlama deresi üzerindedir. Şişelenmesi yapılarak pazarlanan bu maden suları, böbrek taşlarına iyi gelmekte, hazmı kolaylaştırmaktadır. Pınarlar maden suyu, şebinkarahisar yolu üzerinde kulakkaya yol ayrımında bulunmaktadır.
Tarihi yerler
Giresun Kalesi
oldukça zengin bir tarihi kültüre sahip olan kale şehrin merkezine kurulmuştur. Hem araç hem de yaya yönünden ulaşımı oldukça kolaydır. Kalede milli mücadele kahramanı topal osman ağa'nın anıt mezarı, tarihi saray kalıntıları, mağaralar, kaba taşlarla örülmüş surlar ve taş kabartmalar görülebilecek önemli noktalardır. Dinlenme yerleri park ve bahçelerle düzenlenmiş olan kale müstesna bir seyir mekanıdır.
Cocuk kütüphanesi(katolik kilisesi)
Çınarlar mahallesinde çocuk kütüphanesi olarak hizmet veren bina 18.y.y. gotik mimarisi tarzında inşaa edilmiştir. Günümüze kadar özgün yapısını korumuştur.
Zeytinlik mahallesi
Kalenin güneydoğusunda yer alan ve zeytinlik mahallesi adını alan semt eski tarihi giresun evlerinden oluşur. Korunmaya alınmıştır. Eski evlere meraklı olanlar için gezilip görülecek ilginç bir semttir.
Seyyid vakkas türbesi
kapı mahallesinde bulunan 19.y.y.'dan kalma bir türbedir. Fatih sultan mehmet zamanında büyük yararlılıklar gösteren ve bir çatışma sırasında şehit düşen uç beyi seyyid vakkas'a aittir. Kendisi 15.y.y.'da yaşamış olmasına rağmen türbesi 19.y.y.'da yaptırılmıştır
kapı mahallesinde bulunan 19.y.y.'dan kalma bir türbedir. Fatih sultan mehmet zamanında büyük yararlılıklar gösteren ve bir çatışma sırasında şehit düşen uç beyi seyyid vakkas'a aittir. Kendisi 15.y.y.'da yaşamış olmasına rağmen türbesi 19.y.y.'da yaptırılmıştır
Kale camisi
hükümet konağı yakınında, mimari değeri yüksek bir yapıdır. İki yazıtı vardır. Giriş kapısı üstündeki 1830 tarihli yazıtından ilk camiyi dizdarzade emetullah hanım' m yaptırdığı bildirilmektedir. 1911-1912 tarihli yazıtındaysa, caminin sarı mahmutzade ei-hac mustafa efendi tarafından yeniden inşa ettirildiği belirtilmektedir.
hükümet konağı yakınında, mimari değeri yüksek bir yapıdır. İki yazıtı vardır. Giriş kapısı üstündeki 1830 tarihli yazıtından ilk camiyi dizdarzade emetullah hanım' m yaptırdığı bildirilmektedir. 1911-1912 tarihli yazıtındaysa, caminin sarı mahmutzade ei-hac mustafa efendi tarafından yeniden inşa ettirildiği belirtilmektedir.
Hacı miktat camisi
yapının üç yazıtı vardır.1661 tarihli yazıtında yapının hacı miktad ağa'nın vakfı; 1841 tarihli yazıtından, hacı çalık kapudan'ın hayratı olduğu anlaşılmaktadır. 1889 tarihli yazıt ise yapıyı hacı ismail efendi' nin yeniden inşa ettirdiğini belirtmektedir.
yapının üç yazıtı vardır.1661 tarihli yazıtında yapının hacı miktad ağa'nın vakfı; 1841 tarihli yazıtından, hacı çalık kapudan'ın hayratı olduğu anlaşılmaktadır. 1889 tarihli yazıt ise yapıyı hacı ismail efendi' nin yeniden inşa ettirdiğini belirtmektedir.
Meryemana manastırı Manastırın ilk kuruluşu bazı kaynaklar tarafından 481-490 yıllarında konulmaktadır. Osmanlı döneminde manastır epey parlak bir dönem yaşamıştır. Bugünkü kalıntılar 19.yy dan kalmadır. Araştırmacılar ortaçağ manastırının yanarak yok olduğunu ve 19.yy.da yenilendiğini belirtmektedirler. |
AHMET KEMALETTİN -MİMAR KEMALETTİN-
Orta sınıfa mensup bir ailenin tek çocuğu olarak İstanbul'un Acıbadem semtinde dünyaya gelen Ahmet Kemaleddin Bey, ilköğrenimine 1875'te İbrahim Ağa İbtidai Mektebi'nde başladı. Ortaöğrenimini 1881'de babasının görevi dolayısıyla gittikleri Girit'te sürdürdü; bir süre sonra ailesiyle birlikte İstanbul'da döndüler ve orta öğrenimini de burada bitirdi. Bu sırada mühendisliğe ilgi duymaya başladı ve 1887'de 17 yaşındayken Hendese-i Mülkiye Mektebi'ne (günümüzde İstanbul Teknik Üniversitesi) kaydoldu.
Mühendislik eğitimini birincilikle tamamladığı 1891'de, aynı okulda öğretim görevlisi olarak bulunan Alman akademisyen Jachmund'un asistanlığına atandı. Bu görevi dört yıl yürüten Mimar Kemaleddin, bu arada okul dışında özel bürosunu açarak ilk eserlerini tasarlamaya başladı. 1895'te mimarlık eğitimini geliştirmesi amacıyla hocası Jachmund'un desteğiyle ve devlet bursuyla Almanya'ya gönderildi ve Berlin'deki Charlottenburg Teknische Hochschule'ye (teknik yüksek okul, günümüzde Berlin Teknik Üniversitesi) iki yıl devam etti. Daha sonra iki buçuk yıl da çeşitli mimarlık bürolarında çalışarak deneyim kazandı.
1900'de İstanbul'a döndü ve öğretim üyeliğine tekrar başladı. Hocası August Jachmund'un Türkiye'den ayrılmasının ardından, onun verdiği mimarlık derslerini üstlendi.
1908'de Osmanlı Mimar ve Mühendis Cemiyeti adıyla bu meslek dallarının Türkiye'deki ilk meslek odasını kuran Mimar Kemaleddin, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Evkaf Nezareti İnsaat ve Tamirat Müdürü olarak çalışmalarına devam etti. "Şark Demiryolları Şirketi" adına dört tren istasyonu tasarladı. Bu şirket için ilk olarak Filibe Garı’nı tasarlayan mimar bu yapıda gösterdiği başarı nedeniyle, Selanik ve Edirne Garlarını tasarlamakla görevlendirilmiş, Selanik Garı’nın yalnızca temelleri atılmış, Edirne Garı ise genel olarak 1914’te kadar bitirilmiştir.Edirne de yapımına 1908 yılında başlanan Ticaret Lisesini tasarladı Okul binası 1910 yılında bitirilerek İttihat-i Terakki kız mektebi adı ile öğrenime başlamıştır. Mimarın tasarladığı diğer istasyon olan Sofya Garı’nın II. Meşrutiyet'ten önceki gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Günümüzde Trakya Üniversitesi rektörlük binası olarak hizmet veren Edirne Garı’nın kesin tasarım yılı saptanamamışsa da, tasarımının II. Meşrutiyet’in ilk yıllarında tamamlandığı, inşaata Balkan Savaşı’ndan önce 1911-1912’de veya savaştan ve Edirne’nin geri alınmasından sonra 1913’de başlandığı, yapının 1914’de savaş nedeniyle yarım kaldığı, ancak Cumhuriyet’ten sonra,1930’da işletmeye açılabildiği bilinmektedir [1].
Tarihi yapıların restorasyonu ve yeni yapıların tasarımıyla ilgilendigi bu dönemde, Osmanlı mimarisinin ilkelerini inceledi ve kendi mimari üslubunu şekillendirdi ve ulusal mimari konusundaki düşüncelerini geliştirdi.
1910’ların başından ölümüne kadar yoğun bir tempoda çalışarak, hem Türkiye’de, yoğunluklu olarak da İstanbul'da, hem de yurtdışında eserler verdi ve mimari çalışmalarında bulundu. Mescid-i Aksa'nın restorasyonu çalışmaları için bir süre için Kudüs'te kaldı ve Türkiye'ye dönüşünde yeni başkent Ankara'da kurulan yeni yapılar üzerinde yoğunlaştı.
Mimar Kemaleddin'in kabri
Mimar Kemaleddin, 13 Temmuz 1927 tarihinde Ankara'da beyin kanaması sonucu vefat etti.
Mezarı Bayezid Camii haziresinde bulunmakta olup, 2007'de yeniden düzenlenerek anısına bir mezar anıtı eklenmiştir [2].
Mimari üzerine görüşlerini de içeren notları İlhan Tekeli tarafından 1997 yılında "Mimar Kemalettin'in yazdıkları" başlığı altında kitaplaştırılmıştır.
Besteci İlhan Mimaroğlu'nun babasıdır.Mimar Kemaleddin Bey, 16. yüzyılda yaşamış ve Beyazıt Camii'nin mimarlarından biri olması muhtemel meslektaşı Kemaleddin ile karıştırılmamalıdır.
HDD (SABİT DİSK) ÇALIŞMA PRENSİBİ -MANTIĞI-
Sabit disklerin çalışma prensibi, kasetli teyplere benzetebiliriz. Her iki durumda da manyetik bir ortama verilerin yazılması söz konusudur. Fakat kasetli teyplerin aksine, sabit disklerde okuma/yazma kafası, verilerin okunup yazıldığı ortama değmez. Sabit disklerde veriler yüksek yoğunluklu alüminyum plakalara yazılır. Manyetik alanlara duyarlı özel bir maddeyle kaplanıp cilalanan bu diskler, dakikada binlerce kere dönebilir. Veriler okuma/yazma kafalarınca, 1 ve0 'lar halinde bu disklere yazılır. Okuma/yazma kafaları saniyede 50 kere hatta daha hızlı olarak. plakaların içine ve dışına doğru hareket edebilen çok özel bir mekanizmaya sahiptir.
Sabit disklerin farklı arama sürelerine sahip olmasının nedenlerinden biri desürücülerin kullandığı kafa hareket mekanizmalarının farklı olmasıdır. Söz konusu kafahareket mekanizmaları iki çeşittir: bantlı olanlar (band stepper) ve bobinli olanlar (voice coil).kafa hareket mekanizması hem bir sürücü karakteristiği, hem de özelliklebir sabitdisk satın alırken önem taşıyan bir güvenirlik meselesidir.
Nispeten ucuz sürücülerde sürücü kafasının disk yüzeyi üzerindeki ileri-geri hareketi, esnek metal şeritler (bantlar) ve dönmeyi sağlayan bir motor aracılığıylagerçekleştirilir. Bu motor, elektromanyetik titreşimler ile harekete geçer. Motor elektriksel olarak uyarıldığında bir tam devrin çok küçük bir bölümü kadar döner. Bu küçük dönme miktarına "detent" adı verilir. Bir tam dönüşte yüzlerce detent bulunabilir. Bu, silindirler arasında gidip gelen sürücü kafasını, bir inçin sadece birkaç binde biri oranında hareket ettirmek için gereken hassas ayarlamanın yapılmasına imkan tanır. Motor mili etrafında ince ve esnek bir metal bant sarılıdır. Motor döndükçe bu bant açılır veya sarılır. Bant hareket ettikçe, bandın iliştirilmiş olduğu sürücü kafası da hareket eder. Denetleyiciden gelen bir uyarı (pulse) motorun bir detent kadar hareket etmesine yol açar. Bu karakterin sonucunda da sürücü kafası bir silindir miktarı yol alır.
IDE NEDİR ? -AYRINTILI AÇIKLAMA-
IDE (Integrated Drive Electronics) bilgisayarın anakartındaki veri yolu ile depolama aygıtları arasında kullanılan standart bir elektronik arabirimdir. IDE IBM’in 16 bitlik ISA yol sistemi tabanlıdır ama ayrıca diğer yol standartlarını kullanan yol sistemlerinde de kullanılabilir.Günümüzde satılan birçok bilgisayar IDE’nin gelişmiş versiyonu olan EIDE’yi (Enhanced IDE) kullanır. IDE kasım,1990’da ANSI tarafından bir standart olarak benimsendi. IDE’nin ANSI ismi ATA’dir (Advanced Technology Atachment). Normal şartlar bir IDE arabirim ile iki tane sabit diskin çalıştırılması mümkündür: Ancak iki entegre denetleyicisinin birinci pozisyonda olmak istemesini engellemek gerekir. Bunu yapmak için sürücülerden biri ana sürücü (Master Drive) diğeri de bağımlı sürücü (Slave Drive)’dır. Bu disk işlemlerinde açık bir hiyerarşi oluşturur. IDE’nin deenetleyici teknolojisinin artan isteklerine cevap vermekte yetersiz kalması nedeni ile EIDE’nin ortaya çıkmıştır. IDE denetleyicisinin üç temel sorunu vardı. 528 MB'’lık depolama üst sınırı vardı. Yani 528 MB’ın üstündeki diskler IDElerle kullanılamazlar. En çok iki disk desteği vardı. Yalnızca iki disk kullanılabilmekte idi. Ve CD-ROM gibi çevre birimlerine destek vermemekte idi. EIDE ile birlikte her bir disk için 8.4 GB’lık disk desteği vardır. Günümüzde bu sınır daha da üste çekilmiştir. 128 GB’a kadar diskler desteklenebilir. 4 tane IDE diski ve CD-ROM kullanılabilir. Bunun için de IDE1 ve IDE2 olarak iki tane arabirim konnektörü kullanılır. Birincil olana Primary ikincil olana da Secondary ismi verilir. Bir konnektörde iki tane disk ve benzeri aygıt kullanılabilir. Bunlar birbirinden Master ve slave olarak biribirinden ayrılır. Böylece bilgisayara takılan disk ve benzeri birimler Primary master, Primary Slave, Secondary Master ve Secondary Slave olarak isimlendirilir. Hiyerarşik düzünde aynen bu şekildedir. EIDE’lerle birlikte Ultra DMA kavramı ile karşılaşmaktayız. Ultra DMA bilgisayarın veriyi sabit diskten bilgisayarın veri yolları ile anabelleğe göndermede kullanılan bir protokoldür. ULTRA DMA/33 protokolü verileri çoğuşma modunda ve 33.3 MBps (Megabayt/saniye) hızında transfer eder. Bu bir önceki DMA arabiriminin iki katı kadar daha hızlıdır.Ultra DMA Sabit disk üreticisi olan QUANTUM ve chipset üreticisi olan INTEL tarafından geliştirildi. Bilgisayarınızın Ultra DMA’yı desteklemesi demek bilgisayarınızın daha hızlı açılması, yeni uygulamaları daha hızlı çalıştırması anlamına gelir. Ultra DMA 40 pinlik bir IDE arabirimi kablosu kullanır. Ultra DMA/33’den sonra Ultra DMA/66 çıktı. Ultra DMA/66 verilerin 66 MBps hızında iletilmesini sağlar. Bu bir önceki Ultra DMA moduna göre iki kat hızlıdır. Ultra DMA/66 80 pinlik IDE kablosu kullanılır. Ultra DMA’nın çoğuşma modunu desteklediği söylenmişti. Çoğuşma modu verilerin normalinden daha hızlı gönderildiği bir veri gönderme kipidir. Çoğuşma kipini gerçekleştiren birçok teknik bulunmaktadır. Veri yolunda, Örneğin çoğuşma modu, bir aygıtın yolun kontrolünü ele almasını ve diğer aygıtların bunu kesmemesini sağlayarak gerçekleştirilir. RAM’de ise Çoğuşma modu bir sonraki hafıza birimi kendisine ihtiyaç duyulmadan getirilerek yapılır. Bu disk cachlerinde kullanılan tekniğin aynısıdır. Böylece veriler daha hızlı iletilirler.
Bütün çoğuşma modlarının sahip olduğu bir karakteristik geçici ve güçlendirilemeyen olmasıdır. Sınırlı zaman dilimlerinde ve özel şartlarda normalden daha hızlı veri transferi sağlarlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















.jpg)
.jpg)
.jpg)




