Bu Sitede Ara

SATA NEDİR-NE İŞE YARAR ? -AYRINTILI AÇIKLAMA-



Serial Ata'nın ne olduğunu anlamadan önce, nasıl bir ihtiyaç sonucu geliştirildiği ve şimdi ne durumda olduğundan biraz bahsedelim.

Sabit diskler veya optik cihazlar, diğer bilgisayar donanımları ile iletişim kurmak için arabirimleri kullanırlar. Günümüzde IDE arabirimi anakartın üzerinde geliyor. Hepimizin bildiği master/slave olarak adlandırılan arabirime, iki adet cihaz bağlanabiliyor. Yalnız 40 pinlik bir kablo ile bağlanan bu cihazlara jumper ayarı yapmak gerekiyor. IDE cephesinde gelinen sonraki nokta ise Ultra Ata arabirimi. ATA-2 ile uyumlu olan bu arabirim, saniyede 33 MB'lık bir hıza sahipti. Bu arabirim ile birlikte Cyclical Redundancy Check Error kontrolü getirildi. CRC, yazılması gereken verinin yazmadan önce kontrol edilmesi ve hata bulunursa yazma işleminin tekrardan başlatılması işlemine denir. Bu sayede hız ve güvenirlilik artırıldı. Zamanla bu arabirim de geliştirildi ve sırayla ATA-66 ve ATA-100 arabirimleri geldi. Adlarından da anlaşıldığı gibi bu arabirimlerin hızları 66 MBps ve 100 MBps. Günümüzde yaygın olarak Ultra ATA-100 kullanılıyor. Hatta bazı anakart üreticilerinin Ultra ATA-133'ü desteklemeye başladıklarını görebiliyoruz. Ama IDE arabirimi yerini daha geniş bir desteğe sahip olan Serial ATA'ya bırakıyor.


Serial ATA Nedir?

Serial ATA, masaüstü bilgisayarlardaki, bazı sunuculardaki ve ağa bağlı depolama cihazlarındaki paralel ATAfiziksel depolama arabiriminin evrimleşmiş hali olarak düşünülebilir.

Spesifikasyon daha ince, daha esnek kabloların ve daha az iğne sayılarının kullanılmasına olanak veriyor. Bu da bilgisayar üreticilerinin sistemlerini yönlendirmesi ve kurulması kolay kablolarla tasarlamalarını sağlıyor. Bununla birlikte şu an kullanılan Paralel ATA teknolojisinden daha kolay, daha esnek anakart yönlendirmesini de olası kılıyor.

Serial ATA II ile daha da geliştirilecek olan teknoloji önümüzdeki yılların bilgisayarlarının ihtiyaç duyduğu depolama arabirimlerini sağlamaya aday.Serial ATA Çalışma Grubu şu anda silikon tasarımı, kablo/konektör, depolama gibi konularda dünya lideri olan 80'den fazla üye ile oldukça güçlü bir konumda bulunuyor.



ATA'nın Gelişimi:

SATA/1500 kullanıma hazır İlk zamanlarda bir ATA standardından söz edilmezdi. Çeşitli firmaların tavsiyeleri ve tecrübeleri sonucunda zamanla anakart üreticileri de destek vererek ATA özellikleri geliştirildi. Ardından, ANSI (American National Standarts Institude) tarafından bir standart haline getirildi. Bu gelişmeden sonra Small Form Factor komitesi ATAPI arabiriminde standartlaşmaya gitti. Böylece CD-ROM ve sabitdiskler için ATA kabloları geliştirildi. Bu arabirim sürekli geliştirilerek standartlaştırıldı. Yani amatörce bir yol izlendi. Örneğin çok önemli olan BUS terminasyonu bu standarda sonradan eklendi. En son değişiklik ise, hepimizin bildiği 40 damarlı kablodan 80 damarlı kabloya geçiş ile yapıldı. Bu ekstra damar sayısı yüksek veri transfer hızlarının güvenli yapılabilmesi için geçerli. Çünkü gerilim iletimi ile veri aktarımda sorunlar yaşanabilir. ATA 100 arabiriminin teknolojik gelişmenin sonuna yaklaşması sonucu yeni bir arabirim için kollar sıvandı. Ve sonunda Serial ATA standardı geliştirildi. Bugünlerde birçok veri transfer uygulaması seri bağlantıyı tercih ediyor. Bu da en çok paralel ATA arabirimini etkiliyor. Çünkü saniyede 100 Mbyte'lık bir hız ile veri transferi gerçekleştirebilen bu arabirim teknolojisinin sınırına dayandı. Bu yeni arabirim Ultra Serial ATA 1500 ya da SATA/1500 olarak adlandırılıyor.

Serial ATA'ya Geçiş:

Paralel ATA gelişimini tamamladı Serial ATA, IDE ATA'nın bir sonraki adımı olarak görülüyor.Yeni arabirimi geliştiren grup geçtiğimiz aylarda bu yeni endüstri standardının son rötuşlarını tamamladı. ATA 1.0 olarak adlandırılan bu yeni standart, Intel Developer Forum'da ilgili kişilere tanıtıldı. Yeni standart sayesinde yeninesil sabitdiskler daha yüksek bir performansla çalıştırılabilecek. Intel ve AMD işlemcileri de bu hız artışından faydalanabilecekler. Kablonun ince olması sayesindeyse, kasa içindeki hava sirkülasyonu daha etkili hale gelebilecek ve kasa içi ısı değeri düşebilecek. Bu da sistem kasalarını daha küçük boyutlara indirebilecek. Yeniseri I/O mimarisi, günümüzde kullanılan paralel I/O yapısının yerini aldıktan sonra, optik sürücü/yazıcı ve sabitdisk gibi cihazlara yüksek bir bant genişliği sunacak. Yeni arabirimin bir çok üretici tarafından desteklenmesi de önemli bir avantaj... Örneğin, APT, Dell, Intel, IBM ve Maxtor'un yanı sıra Seagate de buyeni arabirimi ürünlerine entegre etmeye başladı bile.

Serial ATA'nın teknik özellikleri: SCSI arabirimine rakip

Bu teknolojinin performans değerlerinin ne olduğu hakkında çok net bilgi yok. Serial ATA'nın teorik olarak saniyede 600 Mbyte'lık bir veri transfer oranına ulaşılması gerekiyor. Buna karşın, arabirimi geliştiren grup, veri transfer hızının en az saniyede 150 Mbyte olacağını garanti ediyor.
Serial ATA, piyasada bulunan işletim sistemleriyle ve yazılımlarla uyumlu olmakla kalmıyor, master/slave konseptini de destekliyor. Bunu Paralel ATA'nın BUS topolojisi ile karıştırmamak gerek. Bu arabirim, daha çok yıldız topolojisine benziyor. Çünkü yıldız topolojisinde de olduğu gibi sistemler bire bir bağlanıyorlar. Ayrıca veri iletimi ve gönderimi, farklı veri yollarından yapılıyor. Nedeni ise, LVDS'nin, yani simetrik veri iletim tekniğinin kullanılması.



Kablo bağlantılardaki değişiklik: Kablo karmaşasına son

Paralel veri iletiminde hız sadece kısa mesafeli uzaklıklarda etkiliydi.Uzun mesafelerle veri iletimi gerçekleştiriliyor, ama hız önemli derecede düşüyordu. Bunun nedeni ise, bit sayılarının uzun mesafede rasgele hızlarda gitmesi ve bundan dolayı bir karmaşanın meydana gelmesiydi. Ayrıca, 40 veya 80 iğneli paralel kablolar kalın olduklarından dolayı, yeterince esnek bir yapıda değillerdi. Bu nedenle de, kasanın içindeki hava sirkülasyonunu da etkiliyorlardıYeni bağlantının bir diğer özelliği de, paralel bağlantıdan alıştığımız kalın kablo yerine çok daha ince bir kablo kullanılması.

Dolayısıyla yeni bağlantının pin sayısı da diğer bağlantıya göre daha düşük. Serial ATA için 6 ya da 8 damarlı bir kablo yeterli. Paralel kablolarda bu damar sayısı 40 idi, hatta Ultra ATA 66 ve 100'lerin çıkması ile birlikte damar sayısı da 80'e çıktı. Seri bağlantıda zaman gecikmesinin yaşanması mümkün değil. Çünkü seri bağlantıda, paralel bağlantının aksine sinyal iletimi tek bir kanaldan yapılıyor. İğne sayısının düşük olduğu bu bağlantıda, ses kartı ile CD-ROM arasında bağlanan kablo gibi incecik bir kablo kullandığından dolayı, hava sirkülasyonu da olumsuz yönde etkilemiyor.
Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, aşağıdaki resimde sol tarafta klasik 80pin ATA133 kablosu, sağ tarafda ise 7pin Serial-ATA kablosunu görebilirseniz. İncelen bu kablolar sayesinde kasa içinde daha iyi hava sirkülasyonu ile daha sağlıklı bir soğutma ve daha derli toplu sistem dizaynları yapmak mümkün. Şuan ki ATA133'ün 133MB/s'sine karşılık Serial-ATA'nın 150MB/s'si arasında bant genişliği olarak önemsenebilecek bir fark yok. Ancak Serial-ATA teknolojik olarak çok daha fazla avantaja sahip.

BİLİNMEYEN İLKLER (GERÇEKLER)

• İlk kağıt fabrikasını kuran alim İbni Fazıl 
• Kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden; alim Razi 
• Mikrobu ilk tanımlayan alim Akşemseddin 
• Cüzzamı bulan alim... İbni Cessar 
• Vebanın bulaşıcı olduğunu bulan alim İbni Hatip 
• Verem mikrobunu bulan alim Kambur Vesîm 
• Retina tabakasını bulan alim İbni Rüşd 
• İlk göz ameliyatını yapan alim Ammar 
• İlk kanser ameliyatını yapan alim Ali bin Abbas 
• Küçük kan dolaşımını bulan alim İbnünnefis 
• İlk Tabipler odası başkanı Ali bin Rıdvan 
• Sıfırı ilk kullanan alim Harizmi 
• Trigonometriyi ilk bulan alim Battani 
• Tanjant, kotanjant ve kosekantı ilk kullanan alim Ebul Vefa 
• Trigonometri kitabını yazan alim Nasiruddin Tusi 
• İlk trigonometrik dönüşüm formülünü bulan alim İbni Yunus 
• Binom formülünü ilk bulan alim Ömer Hayam 
• İlk difransiyel kitabını yazan alim. Sabit bin Kura 
• Ondalık kesiri ilk bulan alim Gıyaseddin Cemşid 
• İlk usturlabı yapan alim Zerkali 
• Dünyanın döndüğünü keşfeden ilk alim Biruni 
• Dünyanın çevresini ilk ölçen alim Musa kardeşler 
• Güneşin yüzündeki lekeleri ilk bulan alim Fergani 
• Yıldızların yer ve açıklıklarını ölçen ve ilk cetveli geliştiren alim Cabir bin Eflah 
• İlk otomatik kontrol sistemleri tasarlayan alim Ahmet bin Musa 
• Sibernetiği ilk kuran alim İsmail-El Gezeri 
• İlk optik temellerini koyan alim İbni Heysem 
• Sesin.fiziki açıklamasını ilk yapan alim Farabi 
• İlk torna tezgahını yapan alim İbni Karara 
• Kanatlarla uçan ilk alim Hazerfen Ahmed Çelebi 
• İlk uçağı yapan alim Ebu Firnas 
• Yer çekimini ilk bulan alim Razi 
• Sarkaçlı saati ilk yapan alim İbni Yunus 
• Maddelerin özgül ağırlığını ilk hesaplayan alim Hazini 
• Atomun parçalanabileceğim ilk bulan alim Cabir bin Hayan 
• Gök kuşağını ilk açıklayan alim Kutbettin Şirazi 
• İlk kimya laboratuarını kuran alim Cabir 
• Saf alkolü ilk elde eden alim Razi 
• Fosforu ilk bulan alim Beşir 
• Havan topunu ilk bulan alim Fatih Sultan Mehmed 
• İlk kıta seyahatnamesini yazan alim İbni Battuta 
• İlk dünya haritasını çizen alim Mürsiyeli İbrahim 
• İlk ecza kitabını yazan alim İbni Baytar 

CANLI MAÇ SONUÇLARI


powered by macsonuclari.net

DİZİLERİ VE TEKRARLARINI İZLE

http://canlidizi.com/
http://www.canlidizitr.com/
http://diziler-izleyin.com/
http://canlidizitr.blogspot.com/

TC KİMLİK NO İLE SSK SORGULAMA

SSK SORGULAMA 1
SSK SORGULAMA 2

AUTOCAD İNDİR-RESİMLİ ANLATIM


İNDİR
İNDİR
İNDİR

CIO-CEO-CTO-CMO GİBİ KAVRAMLAR NEYİ İFADE EDER ?

CEO (Chief Executive Officer) İcra kurulu başkanı

CIO (Chief Information Officer) Bilgi sistemleri grubu başkanı

CTO (Chief Technology Officer) Teknolojiden sorumlu başkan

CISO (Chief Info Security Officer) Bilgi güvenliğinden sorumlu başkan

CFO (Chief Financial Officer) Finans grubu başkanı

CLO (Chief Legal Officer) Hukuk grubu başkanı

CGO (Chief Growth Officer) Genişlemeden sorumlu başkan

COO (Chief Operations Officer) Operasyonlardan sorumlu başkan

CMO(Chief Marketing Officer) Pazarlama ve satış grubu başkanı

CAO (Chief Advertisement Officer) Reklam ve medya grubu başkanı

WEB SİTELER İÇİN HİT NEDİR ?

Tekil hit nedir?

Sitenize giriş yapan ziyaretçi sayısınız belirler.

Çoğul hit nedir?

Sitenize giriş yapan ziyaretçilerin sitenizi kaç kez giriş yaptığıunı gösterir. Bir ziyaretçi sayfaya ikinci kez giriş yaptığında tekil hit sabit kalıp çoğul hit artmaktadır.

Tekil hit: Siteye kaç kişi girdiyse onu yazar.
Çoğul hit: Bir kişi siteye birden fazla defa giriyosa her girişini yazar.

Yani birisi siteye günde 5 defa girdiyse tekil hit olarak 1 artar çoğul hit olarak 5 artar.

Site Trafiği Nedir?

Web site trafiği o anda web sitenizde kullanılmakta olan veri transferleridir.Bir başka deyişle bant genişliği (Bandwith) olarak adlandırılır.

Örneğin;web sitenizden herhangi bir download işleminin yapılması,bir resmin yada yazının gösterilmesi veya ziyaretçilerin sayfalarınızı ziyaret etmesi gibi işlemler artık bant genişliğinizden harcamanız anlamına gelir.

Web site trafiğinin oluşturulma sebebi web sitelerinin sunucuları zorlamaması veya sunucular için yorucu işlemler oluşturmaması için düşünülmüş veri transfer sınırlamamasıdır.

Aylık veya günlük belirli oranlarda ziyaretçi sağlamanız wen sitenize sabir trafik yaratmanız anlamına gelir.

Bir web sitesi aylık trafiği aştığı anda,sınırı aşılan trafik limiti nedeni ile web sitesi ulaşılamaz hale gelir.

Bu neden ile aylık trafig limitinize göre web sitenizi dizayn edip ziyaretçi stratejilerini buna oranla geliştirmelisiniz. Bunlara rağmen bütün web siteleri aylık trafig gereksimine ihtiyaç duyarlar.Çünkü Alexa veya Google arama motoru gibi internet üzerinden arama yaptıran firmaların web sitenize puan/hit verme algoritmalarından bir çoğu bunlara göre geliştirilmiştir.

Eğer arama motorlarından hit almak ve arama sonuçlarında web sitenizi üstlere çıkarmak istiyorsanız web sitenize trafik sağlamalısınız.

WİNDOWS 7 SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ

ÇÖZÜM 1
ÇÖZÜM 2
ÇÖZÜM 3

TIKLAMA BAŞINA ÖDEME SİSTEMİ


Google tabii ki bu kategoride bilinen en meşhur isim. Ama başkaları da var. Temel anlamda yapmanız gereken şey oldukça basit. Sisteme üye olup size verilecek olan kodları kendi sayfanıza yapıştırmanız yeterli. Ardından sistem resim veya düz metin olarak web sitenizdeki konuyla ilgili olan reklamları döndürmeye başlayacaktır. Siteniz üzerinden tıklanacak her reklam karşılığında da para kazanacaksınız.

Bu tip reklamlardan daha fazla para kazanmanın yolu sitenizin genel ziyaretçi trafiğiyle ve daha da önemlisi "tıklanma/gösterilme oranı" (click through rate) ile "tıklama başına maliyet" (cost per click) değerleriyle alakalıdır.

Tıklanma oranının artması ise web sitenizin tasarımıyla ve içeriğiyle doğrudan bağlantılıdır. Edinilen tecrübelere göre tasarımı iyi olan bir sitede içeriğe gömülmüş reklamlar konuyla bağlantılıysa tıklanma da artıyor.

Öte yandan reklam veren bir kullanıcı için emlak, finans, eğitim gibi konuların reklam bedelleri daha fazlayken, mesela teknoloji üzerine olan reklamlara ödeyecekleri bedel daha düşük oluyor. Sitesine bu reklamları alan kullanıcının konuyla bağlantısı ise sistemden alacağı yüzdeyle alakalı. Sistem, reklam veren kişiden aldığı paranın belirli bir yüzdesini reklam alan siteye veriyor. Bu da sizin kazanacağınız para anlamına geliyor.

Site trafiğinize bakacak olursak, eğer bir kullanıcı sayfalarınızı arama motorları üzerinden bulduysa reklamlarınıza tıklama olasılığı da yüksek demektir. Çünkü bu kişi bir konu veya kelime arayarak size geliyor. Diğer yollarla sayfanıza gelen ziyaretçilerin reklama tıklama oranı ise oldukça düşük kalacaktır.

İNTERNETTEN NASIL PARA KAZANILIR


Çoğu kişi internetin de yardımıyla oturduğu yerden para kazanmayı ister. Ancak bunu çok azı başarabilir. Bugüne kadar pek çok yerde bir web sitesi açıp ayda birkaç yüz dolar para kazanabilen kullanıcılarla karşılaşmış olabilirsiniz.

Tam da bu noktada akıllara "madem internetten kazanılıyor, neden herkes bu işe girmiyor?" türünde bir soru gelebilir. Cevabı aslında basit. İnternetten para kazanmanın pek çok yolu var. Ama bu yolları kullanarak sabit bir gelir elde etmek veya daha çok kazanmak için biraz özveri gerekiyor. Kısacası herkes aynı özveriyi göstermiyor. Yani bir siteden para kazanabilmek ile o siteden kazanılan miktarı artırmak farklı şeyler. Bu yüzden örneğin Google reklamlarına üye olarak ilgili kodları sitenize koymak para kazanmak için atılmış bir adımdır. Ancak daha çok para kazanmak için yeterli değildir. Yapılması gereken bazı işler vardır.

Reklamlar veya içerikler yardımıyla açılan bu gelir kapısına siz de dahil olmak isterseniz derlediğimiz listeye göz atmanızda fayda var. Hemen belirtelim burada aktaracağımız tüm modeller dünya üzerinde internetten nasıl para kazanıldığı konusundaki yeni eğilimleri aktarmak amacıyla hazırlandı. Bir kısmı Türkiye için geçerli sistemler değiller.

Elbette listenin tamamı bu kadarla sınırlı da değil. Yazıda göremediğiniz ve bildiğiniz farklı yollar varsa yorum bölümüne ilgili adresleri ve kısa açıklamasını yazarak içeriğe siz de katkıda bulunabilirsiniz. Böylelikle daha güncel ve geniş bir listeye ulaşmış oluruz.
http://www.chip.com.tr/

Nasıl Rahatlanır..?

Meral T.
Eğer son zamanlar da hep gerilim yaşıyorsanız rahatlamayı unutursunuz.
Kendinizi daha rahat, daha sakin ve canlı hissetmek istiyorsanız pratik olarak yapabileceğiniz bir şeyler var.
Bir sorun karşısında, en az iki seçeneğimiz vardır.
Birincisi; pes edip kendimizi sorunun akışına bırakmak.
İkincisi; çözüme odaklanıp üstesinden gelmek için çaba göstermektir.
Hangisini seçeceğiniz sizin elinizdedir.

Bildisayar Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler...

      


        Bu yazıyı yazma amacım bana sürekli sorulan soruları belki blogu takip edenlerinden bir başkasını sorduğunu veya sorabileceğini düşünerek yazmaya başladım. Çünkü bilgisayar almak kolay ama nasıl bilgisayar alacağınızı bulmak bazen zor olabiliyor. Hele ki bilgisayar ürünlerinden anlamıyorsanız o zaman ne denilirse inanmak zorunda kalabilirsiniz. İşte bu yazıyla az da olsa fikriniz olacak.
Öncelikle bilgisayar alırken yapmanız gereken bu alınacak bilgisayarın ne amaçla alındığı. Oyun için mi, programlar için mi, internet için mi, yoksa arada sırada lazım olduğunda kullanmak için mi ? Bunları sorduktan sonra cevabınıza göre farklı değerlendirmeler yapacağız.

TÜRKİYE


Türkiye, resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti ( Türkiye Cumhuriyeti (yardım·bilgi)), başkenti Ankara olan ve Eski Dünya karaları denilen Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı noktada bulunan ülkedir. Ülke topraklarının bir bölümü Anadolu Yarımadası'nda, bir bölümü ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur. Ülkenin üç yanı Akdeniz, Karadeniz ve bu iki denizi birbirine bağlayan Boğazlar ile Marmara Denizi ve Ege Denizi ile çevrilidir. Komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan (Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti) ile, İran, Irak ve Suriye'dir.

XML NEDİR NE AMAÇLA KULLANILIR ?



XML bir çeşit veri formatıdır ve değişik aplikasyonların içerisindeki verileri okuyup aynı zamanda içerisine veri yazılabilmesini sağlar.

XML dosylarının içerisinde veriler ve verilerin yapısını belirten bilgiler bulunur.

XML, herhangi bir işletim sistemine, protokole, firmaya veya platforma bağlı değildir.

XML dosyaları herhangi bir program tarafından kullanılabilir. İstenilen her türlü işletim sistemine aktarılabilir, her türlü protokolden transfer edilebilir.

ÇOCUK PSİKOLOJİSİ

Çocuğumda bir gelişim problemi olması ihtimali nedir?

Pek yüksek değil. Hemen hemen bütün ebeveynler çocuklarının gelişiminden zaman zaman şüphe etseler de, çoğunun endişeleri yersizdir. Amerikan İstatistik Bürosu'nun 1994 yılı Ulusal Sağlık Görüşmeleri Anketlerinin son verilerine göre 5 yaşın altında sadece yüzde 3.4 oranda çocuğun gelişim geriliği bulunmaktadır. 6 yaşın altındaki çocuklar ancak fiziksel, zihinsel veya bilişsel olarak önemli derecede geri kalmışlarsa gelişimsel olarak geri kalmış olarak adlandırılır. Bunlar çiğneme, yeme, tuvaleti kullanma, dili anlama, ifade etme, talimatlara uyma, gayret ve enerji isteyen aktivitelere katılma, veya etrafta hareket etme ile ilgili problemlerdir. Sadece işitme, görme veya konuşma sakatlığı olan 5 yaşın altındaki çocuklar geri kalmış olarak düşünülmezler.

İPEK YOLU

İPEK YOLU
Doğuda barışın hüküm sürdüğü zamanlar, Batı bir savaş alanı idi. Romalılar ile Partlar arasında uzun zamandan beri yaşanan sorunlar, birinci Roma İmparatoru Augustus’un diplomatik başarısı ile son bulmuş, iki taraf arasında bir barış süreci başlamıştır. Bu barış süreci, İpek Yolu’nun batı bölümünün daha güvenli olmasını ve Uzak Doğu ile yapılan ticaretin canlanmasını sağlamıştır. Geç Antik Çağ döneminde Doğu Roma, yani Bizans ile Sassani İmparatorluğu arasındaki ticaret Roma-Pers Savaşları nedeniyle büyük ölçüde engellenmiştir.

ANADOLU


Anadolu Asya kıtası'nın en batısında yer alan bir yarımadadır. Tamamı Türkiye'de bulunur.Türkiye'nin resmi statüsü dolayısıyla Avrupa 'da sayılır. Ayrı bir tanımla ise Anadolu; İstanbul ve Çanakkale boğazlarının doğu yakasında kalan Türkiye topraklarına verilen addır. Kuzeyinde Karadeniz, batısında Marmara ve Ege denizleri, güneyinde ise Akdeniz yer almaktadır.

BİLGİSAYAR PARÇALARI VE GÖREVLERİ





BİLGİSAYAR PARÇALARI VE GÖREVLERİ



Anakart nedir?
Bilgisayar nedir?
Bilgisayar parçaları nelerdir?
CD sürücü nedir?
Disket sürücü nedir?
Dizüstü bilgisayar alırken
DVD sürücü nedir?
Ekran kartı nedir?
Güç kaynağı nedir?
İkinci el bilgisayar alırken
İşlemci nedir?
Kasa nedir?
RAM nedir?
Sabit sürücü nedir?

************************************************** ********

BLOGUNUZUN ZİYARETÇİ SAYISINI ARTTIRMAK İÇİN İPUÇLARI

Online para kazanmak için en iyi yollardan biri blog yazmaktır.Ancak çoğu blog yazarı bloguna yeterli ziyaretçi çekemediği için bu fırsatı elde edemez.

Eğer bir blog oluşturmayı düşünüyorsanız, ya da hali hazırda bir blogunuz var ve blogunuzun ziyaretçi sayısını arttırmak istiyorsanız bu yazı size blogunuza daha fazla ziyaretçi çekmek için neler yapmanız gerektiğiniz hakkında bazı ipuçları verecek.

İpuçlarına geçmeden önce bilmeniz gereken en temel şeyi bir kez daha hatırlatmak istiyorum…Kaliteli bir içeriğe sahip olmadan popüler ve bol hitli bir blog olmanız çok zordur.


BLOGUMA HANGİ SIKLIKTA YAZMALIYIM ?

Bloglar’ı diğer web sitelerden ayıran özellikleerden biri dinamik ve güncel olmalarıdır.Bloglar doğaları gereği sık güncellenmelidir.Bloga yazı yazma sıklığının bir standartı yoktur.Blogun türüne, konusuna ve içeriğine göre değişkenlik gösterir.
Önemli olan bir ritim tutturmaktır.Yani belli bir yazı periyodunun olmasıdır.Bunu belirlemek için zamanla okuyucuların tepkileri gözlenmeli ve öyle karar verilmelidir.


EN SON ÇIKAN PC OYUNLARI


http://www.yasamvesaglik.com/forum/bilgisayar-oyunlari/48637-2011-2012-yeni-cikan-pc-oyunlari-ve-tanitimlari.html

http://www.cyberoyun.com/pc/index.html

http://www.kaliteliresimler.com/img484.htm

http://www.msxlabs.org/forum/bilgisayar-pc-oyunlari/12375-yeni-cikan-pc-oyunlari.html

ELEKTRİKLİ ALETLER KEŞFEDİLMEDEN ÖNCE İNSANLAR NE YAPARDI ?


ELEKTRİKLİ ALETLER OLMASAYDI İNSANLAR HİÇBİRŞEY YAPAMAZDI DETAYLI BİLGİLER ALTTA ;
http://www.turkcebilgi.com/soru/8204/elektrikli-aletler-kesfedilmeden-once-insanlar-nasil-yasarlardi-neler-yaparlardi
http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/221041-eski-caglarda-insanlar-elektrik-olmadan-nasil-yasiyorlardi-3.html
http://www.odevsor.com/elektrikli-aletler-kesfedilmeden-once-insanlar-nasil-yasarlardi-indir-60695.htm
http://www.hossohbet.net/forum/bunlari-biliyor-musunuz/18743-elektrikli-aletler-kesfedilmeden-once-insanlar-nasil-yasarlardi.html

PHP-PHP DESRLERİ-PHP KODLARI

PHP : Hypertext Preprocessor (Türkçe: Üstünyazı Önişlemcisi [1]) (Aslen: Personal Home Page - Kişisel Ana Sayfa) , genelağ için yaratılmış, sunucu taraflı, çok geniş kullanımlı, genel amaçlı, HTML içerisine gömülebilen betik ve programlama dilidir[1]. PHP, ilk kez Rasmus Lerdorf tarafından, web üzerinden sayfasına ziyaret edenleri izlemek amacıyla bir dizi Perl betiği kullanılarak geliştirilmişti. İnsanlar kısa zamanda bununla ilgilenmeye ve bu konuyla ilgili sorular sormaya başladıklarında, Rasmus kararını verdi ve bir betik motoru oluşturdu. Ayrıca formlara da destek verdi ve böylece PHP/F1'i biçimlendirmiş oldu. Adını duyurdukça bir grup yazılım geliştirmecinin dikkatini çekti ve böylece bir API oluşturuldu ve PHP3 ortaya çıktı. Daha sonraları yeniden ele alınması gerekti ve Zend motoru PHP4'ü yaratmış oldu. Artık PHP önünde pek engel bulunmuyordu, böylece PHP daha ünlenmeye başladı. Günümüzde PHP, bloglardan forumlara, portal sistemlerinden veri tabanlarına, yapay sinir ağlarından matematiksel sistemlere, sınıflardan fonksiyonlara her türlü işlevde kullanılır.

RADYO DİNLEYİN



Bu Site BetuL-Fm.Com AyrıcaLığı ILe BetuL-Fm.Com un Linkini Taşımaktadır!

T11 MaxiPhone


Turkcell T11 389 TL’ye üstelik World Kart’a özel peşin fiyatına 12 taksitle;

3 ay boyunca her ay;
Her yöne 250 dakika
250 MB İnternet
Mobil TV
Toplam 50 şarkı hediyesiyle.

Üstelik Türkiye’de ilk kez Turkcell’le üçlü aksesuar seti ile.

Ayrıca Turkcell T11 sahipleri, Turkcell Cep-T Cüzdan uygulaması ile Türkiye'de ilk kez cep telefonları ile KGS gişelerinden geçiş yapabilecekler.
Daha Fazla Bilgi
​Peşin fiyatına almak isterseniz:

En hızlı Tarayıcı Hangisiddir..?



Performans ölçüm yazılımlarıyla bilinen Futuremark şirketi, yalnızca internet tarayıcı performanslarını hedef alan Peacekeeper adlı yazılımının yeni versiyonunu yayınladı. PC, Mac, akıllı telefonlar ve tabletlerdeki tarayıcı hızını ölçen yazılım, Chrome'u şampiyon ilan etti.
Techno-Labs'in aktardığına göre PC ve Mac’te yapılan sonuçlara göre Google’ın Chrome’u en hızlı tarayıcı oldu. Chrome’dan sonra sırayla Opera, Firefox ve Internet Explorer geliyor. Apple Safari ise en yavaş Internet tarayıcısı oldu.

Akıllı telefon ve tablet statüsünde yapılan testlere göreyse tarayıcı en hızlı Apple’ın iPad 2 tablette çalışıyor. Samsung’un Galaxy Tab 10.1 tableti ikinci olurken, onu Acer Iconia W500, iPhone 4S ve Samsung Galaxy S2 takip ediyor.

ASTROLOJİ


ASTOLOJİ İLE İLGİLİ HERŞEY İÇİN TIKLAYINIZ.....
EN GÜNCEL KARİKATÜRLERE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ....

ASGARİ ÜCRET HAKKINDA HERŞEY

ASGARİ ÜCRET HAKKINDA TÜM BİLGİLERE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ....

EN GÜNCEL HABERLER


BURAYA TIKLAYARAK TÜM GÜNCEL HABERLERE ULAŞABİLİRSİNİZ....

2012 MODASI

2012 MODASI BURADA

2012 GELİNLİK MODELLERİ


2012 yılına çok az bir zaman kala gelinlik modelleri görücüye çıkmaya başladı.Gelinlik üreticisi firmalar ön koleksiyonları ile birlikte tüm ürünlerini gelin adaylarının beğenisine sunuyorlar.Bu sayfada 2012 yılına ait yeni tasarımları bulabilirsiniz.Modellerin özel dikimi için 0 216 337 81 11 nolu telefondan bize ulaşabilirsiniz.(Kadıköy/Istanbul)

2012 RESMİ TATİL GÜNLERİ

TATİL GÜNÜNÜN İSMİ SÜRE AY GÜN
YILBAŞI 1 GÜN 1 OCAK PAZAR
ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 1 GÜN 23 NİSAN PAZARTESİ
EMEK VE DAYANIŞMA GÜNÜ 1 GÜN 1 MAYIS SALI
ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI 1 GÜN 19 MAYIS CUMARTESİ
RAMAZAN BAYRAMI ARİFESİ 1/2 GÜN 18 AĞUSTOS CUMARTESİ
RAMAZAN BAYRAMI 1. GÜN 19 AĞUSTOS PAZAR
RAMAZAN BAYRAMI 2. GÜN 20 AĞUSTOS PAZARTESİ
RAMAZAN BAYRAMI 3. GÜN 21 AĞUSTOS SALI
ZAFER BAYRAMI 1 GÜN 30 AĞUSTOS PERŞEMBE
KURBAN BAYRAMI ARİFESİ 1/2 GÜN 24 EKİM ÇARŞAMBA
KURBAN BAYRAMI 1. GÜN 25 EKİM PERŞEMBE
KURBAN BAYRAMI 2. GÜN 26 EKİM CUMA
KURBAN BAYRAMI 3. GÜN 27 EKİM CUMARTESİ
KURBAN BAYRAMI 4. GÜN 28 EKİM PAZAR
CUMHURİYET BAYRAMI 1,5 GÜN 28 EKİM
29 EKİM PAZAR
PAZARTESİ

İETT OTOBÜS SAATLERİ..

TÜm Otobüslerin Kalkış Saatleri buLunur.. Tek yapmanız gereken aşağıdaki linke tıklamak.....


Kalkış Saatleri için Tıklayınız..

CClear İndir...

                                               CCeaner İndir


Açılımı Crap Cleaner olan yazılım adından da anlaşılacağı üzere sisteminizdeki gereksiz dosyaları silerek daha kararlı ve dolayısıyla hızlı bir bilgisayara kavuşmanızı sağlıyor. Bu küçücük yazılım o kadar iyi işler çıkartıyor ki şaşırmamak elde değil. Gelin yazılımın temel özelliklerine birlikte bakalım:

Facebook Zaman Tüneli İptal Etmek...!

Facebook’un zaman tünelini kullanmak istemeyenleri bu uygulamayı nasıl kapatacaklarını ve iptal edeceklerini anlatıyorum.
Facebook tarafından geliştirilen “Zaman Tüneli” (Timeline) uygulaması deneme (beta) yayın sürecini doldurdu ve resmen kullanıma geçirildi. Bu yeniliğin daha önce denemek isteyenler için bir yazı hazırlamıştım. Ancak siz kullanmaya başlamış ancak iptal etmek istediğinize göre o tanıtım yazısına pek de ihtiyacınız yok gibi.


NASIL İPTAL EDERİM?
www.developers.facebook.com/apps adresine giriş yapıyorsunuz. Açılan sayfada kullanmakta olduğunuz uygulamarın yer aldığı bir liste yer alacak. Bu listeyi sayfanın sol tarafındaki bölümden görebilirsiniz. Burada Facebook Zaman Tüneli ( Time Line ) uygulamasını bulun sağ üstte yer alan “Uygulamayı Düzenle” butonuna basın. Alt kısımda “Uygulamayı Sil” seçeneği mevcut. Buraya da bastıkran sonra oluşturtuğunuz sözkonusu uygulama silinir ve kısa bir süre sonra profilinizi eski hale getirmiş olursunuz.
Yan menüde “no apps found” ( hiç bir uygulama bulunamadı) yazıyor ise uygulama profilinizde yok ya da silinmiş demektir.

Windows 8 Hakkında Her Şey!

Sonunda Windows 8 ortaya çıktı. Amerika'da düzenlenen etkinlikte, Windows 8'i görmek ve test etme imkanı bulduk. İlk izlenimlerimizi, bu yazıda detaylarıyla paylaşıyoruz.

 

13/09/2011 19:05

GOOGLEDE EN ÇOK ARANANLAR LİSTESİ

Google, yükselen aramalar listesi Zeitgeist’ın Türkiye 2011 sonuçlarını açıkladı. Muhteşem Yüzyıl, en çok arananlar arasında ilk sırada yer aldı.

Google Zeitgeist’da, yılın en hızlı yükselen 10 sorgusuyla birlikte 2011′in ruhunu yakalayabilmek amacıyla milyarlarca Google nmış, aması incelendi. Google tarafından her yıl, yıl içinde aramalarda yükselen trendlerin açıklandığı Zeitgeist , bu yıl da 2011 yılının en önemli olayları ve en son trendlerini gözler önüne serdi.

2012 YILI TV FREKANSLARI

Türksat Otomatik tarama ve Teleteks kanalının parametreleri şu şekildedir:

• Frekans= 11844 MHz
• Polarizasyon: Dikey (Vertical)
• Sembol oranı (Symbol Rate): 2222 Ksymb, FEC:3/4
TÜM FREKANSLAR İÇİN TIKLAYINIZ...
Türksat otomatik arama frekansı, türksat otomatik arama.

ÖNEMLİ TELEFONLAR

DEVRE TAHSİS 100
ARIZA TAKİP 101
ARIZA İHBAR 102
ALO DOKTORUM YANIMDA 113
ZEHİR DANIŞMA 114
ULUSLARARASI KAYIT 0800 314 01 15
BİLİNMEYEN NUMARALAR DIAL-UP ERİŞİM 117
BİLİNMEYEN NUMARALAR DANIŞMA 11811
POSTA KODU DANIŞMA 119
TELEFON ARIZA 121
ANKESÖR ARIZA 121
TELEKS ARIZA 121
DATA ARIZA 121
KABLO TV ARIZA 126
ÇAĞRI 133
YERİNDE OLMAYAN ABONE 444 1 134
UYANDIRMA 444 1 135
FONO TEL 141
TTNET 145

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
Cahit Sıtkı TARANCI

NASREDDİN HOCA

Türk halk bilgesi. Halk dilinde, duygu ve inceliği içeren, gülmece türünün öncüsü olmuştur.

Sivrihisar'ın Hortu yöresinde doğdu, Akşehir'de öldü. Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun'dur. Önce Sivrihisar'da medrese öğrenimi gördü. Babasının ölümü üzerine Hortu'ya dönerek köy imamı oldu. 1237'de Akşehir'e yerleşerek, Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim'in derslerini dinledi. İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adı verilmiş, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almıştır.

AŞIK VEYSEL

Veysel Şatıroğlu veya bilinen adıyla Âşık Veysel (d. 25 Ekim 1894, Şarkışla, Sivas - ö. 21 Mart 1973), Türk halk ozanı. Avşar boyunun Şatırlı obasına mensuptur.

Sivas ili Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak doğan Âşık Veysel, 7 yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucunda iki gözünü kaybetti. Babasının, Âşık Veysel'e oyalanması için aldığı sazla önce başka ozanların türkülerini çalmaya başladı.1933 yılında tanıştığı Ahmet Kutsi Tecer'in teşvikleriyle kendi sözlerini yazıp söylemeye başladı.

Âşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Âşık Veysel, bir dönem yurdu dolaşarak Köy Enstitüleri'nde saz hocalığı yaptı. 1965 yılında özel kanunla maaş bağlandı. 1970'li yıllarda Hümeyra, Fikret Kızılok, Esin Afşar gibi bazı müzisyenler Âşık Veysel'in deyişlerini düzenleyerek yaygınlaşmasını sağladı. Şarkışla'da her yıl adına şenlikler yapılır.

Eserlerinde Türkçesi yalındır. Dili ustalıkla kullanır. Yöntemi gösterişsiz ve nerdeyse kusursuzdur. Yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk şiirlerinde iç içeydi. Doğa, toplumsal olaylar, din ve siyasete ince eleştiriler yönelttiği şiirleri de vardır. Şiirleri, Deyişler (1944) , Sazımdan Sesler (1950) , Dostlar Beni Hatırlasın (1970) isimli kitaplarında toplandı. Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984) adıyla eserleri tekrar yayınlandı.

SAĞLIK SİGORTASI ÖDEMEYENE 212 TL CEZA !!

İşsiz adam her ay nasıl prim ödeyecek,bu kanundan kaç kişinin haberi var.

http://ekonomi.milliyet.com.tr/saglik-sigortasina-basvurmayan-borclu-olacak/ekonomi/ekonomidetay/03.01.2012/1483755/default.htm




Sağlık sigortasına başvurmayan borçlu olacak
1 Ocak'ta başlayan uygulama ile herkes sağlık güvencesine kavuştu. Ancak sosyal güvenlik kapsamında olmayanların bir an önce genel sağlık sigortasına başvurması büyük önem taşıyor. Aksi halde gelirlerine bakılmaksızın 212 TL'lik borç çıkarılacak.
03 Ocak 2012 - 09:53


Son yıllarda sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde birbiri ardına uygulamaları hayata geçiren Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu, bir ilke imza attı. Yeni uygulama ile nüfusun tamamı sağlık güvencesi kapsamına alındı.

Önceki günden itibaren 74 milyon nüfus, artık zorunlu genel sağlık sigortalısı oldu. Kişilerin kendi isteğine bakılmaksızın tamamı, genel sağlık sigortası kapsamına alındı. Hiç kimse 'ben devletin sağlık güvencesini istemiyorum' deme hakkına sahip değil. Sosyal güvencesi olmayanların genel sağlık sigortasına başvurması zorunlu. Bu kapsamda 1,7 milyon kişi var. Bu kişilerin bir ay içinde başvuru yaparak genel sağlık sigortalısı olması gerekiyor. Aksi takdirde ailedeki her kişi için aylık en yüksek tavan olan 212 TL prim borcu çıkarılacak. Bu bir kereye mahsus da olmayacak. Her ay aynı prim borcu işlemeye devam edecek. Bu nedenle sosyal güvencesi olmayanların bir an önce genel sağlık sigortasına başvurması gerekiyor.

GÜNCE BLOG YAZARAK PARA KAZANMAK


Aslında bir günce yazmak, bu günceye ziyaretçi trafiği getirmek, günce popüler olduktan sonra ziyaretçilerden maksimum parayı kazanmak her biri başlı başlına uzun uzun anlatılıp konuşulacak birer konu. O nedenle bu başlık altında bence özellikle internette henüz başlangıç seviyesinde olanlar için çok güzel bir ilk adım olabilecek günce yazmanın genel hatlarını ve başarılı olan bir günceden nasıl para kazanılabileceğini anlatacağım.

Şimdi aklınıza şöyle bir soru gelebilir: “Sen hiç günce yazarak para kazandın mı da bize öğreteceksin?”. Merakınızı hemen gidereyim (tabi eğer merak ettiyseniz). Evet, aslında internette para kazanma yöntemlerinin neredeyse hepsi ile geçmişte bir yerlerde karşılaştık ve şundan emin olabilirsiniz ki hepsinden de para kazandım. Şu anda yazdığım bloglarda ana hedefim para kazanmak değil, sadece tecrübelerimi paylaşmak çünkü bana çok daha fazla para kazandıran işlerim var

Şimdi blog yazmak size göre mi bundan emin olmanız lazım.

BLOG YAZMAK BENİM İÇİN UYGUN BİRŞEY Mİ?

Maymun iştahlı biri miyim?, bıkmadan usanmadan, düzenli bir şekilde blog yazabilir miyim? (consistency)

Öncelikle günce yazmak sizin için doğru bir seçim mi? Çünkü internette başlayan milyonlarca günce yani blogdan birçoğu devam etmiyor ve öylece kapanıp gidiyor. İlk heves ve heyecanla başlatılan birçok blog düzenli yazı yazılmaması ve yeterli internet pazarlama yöntemleri uygulanmaması nedeni ile yok olmaya mahkum kalıyorlar. Evet ben çok hevesliyim ancak geçici heves değil, düzenli yazacağım, planlı olacağım, bunu bir iş gibi göreceğim diyorsanız okumaya devam edin. Yok ben acaip üşengeç biriyim, kesin sıkılırım bir iki hafta yazdıktan sonra diyorsanız bence hiç vaktinizi kaybetmeyin, çünkü internette para kazanmanın birçok yöntemi var, size uygun olan bir yöntem bulacaksınız.

Yazdığım yazılar insanların ilgisini çeker mi? Yazı yazma yeteneğim var mı?

Yazı yazma yeteneği illa ki Orhan Pamuk gibi yazı yazabilmek anlamına gelmez. Blog adı üstünde bir güncedir. Bir hobiniz hakkında yazabilir, günlük hayatınızda olan bitenleri anlatabilir ya da uzman olduğunuz çok teknik bir konuda yazabilirsiniz. Önemli olan sürükleyici yazabilir misiniz? Sizin yazılarınızı okuyan birisi birşeyler kazanır mı? Bu memnuniyet olabilir, bir tebessüm olabilir, ya da çok güzel bilgiler olabilir. İyi yazmak illa çok düzgün bir dil ile yazmak değildir. Önemli olan boş değil DOLU yazmaktır. Benim günlük takip ettiğim blogların birçoğunda yazım dili çok kötü ancak yazanlar işinin uzmanı ve bana hergün dolu dolu bilgi veriyorlar ve listemin başındalar. Olayın mantığı budur, kapish? (bkz berbat türkçeme, ama sen hala okuyorsun:) )

Aslında birçok farklı faktör sizin iyi bir günce yazarı (blogger) olup olamayacağınızı belirleyebilir. Ancak ben daima çok fazla düşünüp, çok fazla plan yapmaktansa işe başlamaktan yana bir mentaliteye sahibim. Bu nedenle eğer yukarıda belirttiğim iki ana madde size uygunsa hiç durmayın ilk blog’unuzu hazırlayın derim.

KARAR VERDİM BEN VARIM AMA İLK BLOG DENEMEM BU, NASIL BAŞLAMALIYIM?

Blog ismi ve alan adına (domain name) karar verin

Bundan önce ne üzerine yazacağınıza karar verdiğinizi varsayıyorum. Bu çok ama çok önemli bir konu. Çünkü bugün hoşunuza giden bir konuyu bir ay sonra yazmak istemeyebilirsiniz. O nedenle daha geniş bir konuyu kapsayacak isim tercihi doğru olabilir. Ya da kendi konunuzda uzmansanız, isminizi kullanmayı tercih edebilirsiniz.

Örneğin ben Beynimdeki Fırtına’yı kurmadan önce birkaç hafta aklıma takılmıştı bu konu, Türkçe bir blog yazmak istiyordum, amacım belliydi, bildiklerimi ve Amerika’da kendi sektörlerimde takip ettiğim konuları ve tecrübelerimi Türkçe olarak paylaşmaktı. Tonuma karar verdim, bu da çok önemli, amacım bu blogda samimi ve kişisel blog tadında yazmak, ve bir profesyonel blog tarzından uzak samimi ve kişisel bloga yakın bir ton yakalamaktı. Bir nevi beyin fırtınası olacaktı bu blog benim için. Ancak tahmin edersiniz ki beyinfırtınası.com dolu bir alan adı idi ben de girişimciliğin bana paket olarak sunduğu yaratıcılığımı kullanarak beynimdekifirtina.com alan adını tercih ettim.

Hangi konularda yazacağınıza ve tonunuza karar verdikten sonra alan adını alın derim. Ben şahsen alan adlarını satın almak için NameCheap adlı bir servis kullanıyorum. Yıllık .com uzantılı bir alan adı (domain name) kirası $8.88 olması lazım. Alan adını aldıktan sonra blogunuzu host edeceğiniz bir sunucuya ihtiyaç var. Artık web hosting bulmak çok kolay, bilinen ve kaliteli firmalar ona göre ücret alırlar. Ancak imkanınız varsa ben daima kaliteli bir hosting firması ile çalışmanızı öneririm.

Blog Platformunu Seçin

Türkçe blog platformları ile ilgili hiçbir fikrim olmadığı için yorum yapamayacağım, ancak yorumlarınızı ve tavsiyelerinizi eklerseniz sevinirim. Ben şu ana kadar blogspot ve wordpress kullandım bloglarımda. Şu anda olmazsa olmazlar listemde wordpress var. Sanırım WordPress.org adresine Türkiye’den ulaşım mahkeme kararı ile engellenmiş. Sizden WordPress Türkiye sayfasından indirin ve kurun blogunuzu, eğer kurulum aşamasında sorunuz olursa sorun yardımcı olurum seve seve.

Blog Tamam, e peki okuyucular nerede?

Öncelikli tavsiyem blogunuzu kurup birkaç konu yazdıktan sonra Google Sitemap hazırlayıp submit etmeniz, daha sonra bazı popüler social marketing sitelerinden link almanız. Örneğin blograzzi‘ye blogunuzu ekleyin, benzer servisler kullanın. Tanıdığınız blogger arkadaşlarınız varsa, onlara sizin blogunuza link vermesini rica edin.

Unutmayın hedefiniz dolu dolu içerik yazmak ve gelen ziyaretçinin blogunuzu favorilerine eklemesini sağlamak.

Benim şiddetle tavsiyem blogunuz belli popularite kazanmadan para kazanma kısmını düşünmeyin. Çünkü bir blogu monetize etmek (paraya çevirmek sanırım türkçesi) başlı başına bir konu ve ayrı bir konu olarak yazacağım.

Bir blog yazarak para kazanmanın en ama en önemli kısımları yukarıda belirttiklerim. Kaliteli içerikli bir blog hazırlamak ve düzenli okuyuculara sahip olmak.

Bu konu ile ilgili yazacağım ayrı bir başlıkta blog ziyaretçilerinizden para kazanmanın ayrıntılı yöntemlerini anlatacağım. Size klasik internette bulabileceğiniz Google Adsense ekleyin köşeyi dönün tarzında eski ve bilinçsiz örnekler vermeyeceğime söz veriyorum.

Hadi daha ne duruyorsunuz, blogunuzu hazırlamadınız mı henüz?

10 DAKİKADA SES GETİRECEK BLOG YAZISI NASSIL YAZILIR ?


Blog yazma ile ilgili çok fazla yazı yazmadım burada, ama blog yazarak para kazanılır dedim ve Blogger’lık ileride çok prestijli bir meslek olabilir dedim.

Tabi bu yazıları yazdıktan sonra birçok blog yazarından emaillar aldım. Birçoğu pozitif yorumlar, genel sorular, nasıl para kazanabiliriz tarzı yol gösterme talepleri idi.

Ancak gerek Türkiye’de gerekse ABD’de düzenli blog yazanların yaşadığı en büyük ortak sorunlardan birisi blog yazarken çok vakit kaybetmek. Bu nedenden dolayı da düzenli blog yazamamak.

Bazıları para kazanmak amacı ile blog yazar ve bir blog yazısı için harcanan saatler nakit olarak geri dönebilir. Ancak bu blog örneği gibi kişisel blog yazanlar için her gün bir blog yazısına saatler harcamak ekonomik olarak çok lüks bir durum.

Bu durumda önünüze iki alternatif çıkar, ya bu benim kişisel blogum, istersem bir sene yazmaya ara veririm, ama yazarsam uzun ve kaliteli yazılar yazarım dersiniz, ya da arada kısa da olsa blogumu güncel tutmalıyım ve okuyucu kitlem ile kopmamalıyım dersiniz.

Şahsen bir senenin üstünde kişisel blogumu güncellemediğim oldu ve bunu çok yoğun olduğum bahanesi ile kendime açıkladım. Burası benim kişisel blogumdu ve kişisel markamın olduğu bir blogda kalitesiz hiçbir yazı olamazdı.
Sadece Uzun Blog Yazısı mı Kalitelidir?

İyi araştırılmış, uzun ve kaliteli bir blog yazısının kalitesini kimse tartışamaz.

Birkaç gün önce Groupon modeli ve Grup Alışveriş Siteleri üzerine üç yazılık bir blog yazı dizisi hazırladım. Bu üç yazıya toplamda sanırım 15-20 saat vakit harcadım. Bu sürenin içinde ön araştırma, yazıların yazılması, kontrol edilmesi ve grafiklerin eklenmesi var. Son yazım Grup Alışveriş Sektörünün Geleceği tek başına 3200 kelime civarı bir içeriğe sahip.

Blog yazanlar iyi bilir. 500 kelimelik bir blog yazısı uzunluk olarak gayet kıvamında bir yazıdır. Kişinin yazı tarzına göre 300 kelimede de çok şey anlatılıp, paylaşılabilir. Ancak ayrıntılı bir sektörel analiz yapıyorsanız bu yazı kesinlikle 500 kelime ile doyurucu bir yazı olmaz.

Ama ben dahil, birçok bloggerın yaptığı en büyük hata, daima bu şekilde uzun, ve içeriği yoğun yazılar yazmamız gerektiğini düşünmemiz.

Bu arada Grup Alışveriş Sektörü ile ilgili yazdığım yazı doğal olarak hem çok okundu, hem de sosyal medyada çok paylaşıldı.

Bu tarz uzun bir yazının çok okunması ve paylaşılması, kısa bir yazıda bu başarıya ulaşamayacağımı mı gösterir? Hemen başka bir örnek ile bu soruya cevap vermeye çalışayım.
10 Dakikada Yazdığım Bir Blog Yazısı

20 Ekim’de grup alışveriş yazılarımın üçüncüsünü yayınladım ve 21 ekimde daha kısa ve öz bir yazı yazmak için bilgisayar başına oturdum.

Hedefim çok kısa, ama paylaşmak istediğim önemli noktayı çok net sunabilecek bir yazı yazmaktı, ve Sosyal Medya Takibi Nasıl Yapılmaz adlı yazımı kaleme aldım.

Bu yazıyı yazmak tam 10 dakikamı aldı. Bu 10 dakikaya yazının yazılması, iki grafiğin photoshoplanması ve son kontrolü de dahil. Bu yazım tam 270 kelime tuttu. Bir önceki 3200 kelimelik yazıya kıyasla çok kısa bir yazı oldu.

Ama seçtiğim konu, kullandığım başlık, ve verdiğim örnekle, bu kısa yazı, tam nokta atışı bir yazı idi.

Sonuç olarak Sosyal Medya Takibi Nasıl Yapılmaz yazım neredeyse Grup Alışveriş Sektörünün Geleceği yazım kadar sosyal medyada paylaşıldı ve ses getirdi.

Peki 10 dakikada yazdığım bir yazı neredeyse 7-8 saat harcadığım bir yazı kadar dikkati nasıl çekti?
10 Dakikada Ses Getirecek Blog Yazısı Nasıl Yazılır

Hızlı ve paylaşılmaya değer bir blog yazısını 10 dakikada nasıl yazdığımın reçetesini sizlerle paylaşıyorum:
Günlük yaşamımda gerek online, gerekse offline ortamlarda dikkatimi çeken, blog yazısı olabilecek konuları, sadece başlık olarak bile olsa bir kenara not ediyorum. Genelde blogumda, FİKİRLER başlıklı draft bir post oluyor ve bu fikirleri buraya kaydediyorum. Yazdıkça da bu listeden siliyorum. Bu şekilde, bilgisayar başına geçince, fikir bulma sorunu yaşamamış oluyorum.
Bazı konular üzerine yeni konular açıp, önemli linkleri konu altına kaydediyorum ve ön araştırma sürecini yazarken hızlandırmış oluyorum. Bazen aylarca draft’te yazılmayı bekleyen konular olabiliyor. Eğer bu konunun zaman açısından bir sorunu yoksa draft’te beklemesini problem yapmıyorum.
Hızlı bir yazı için, özellikle 10 dakikada yazılacak bir yazı için tek ana fikre odaklanıyorum. Konuyu alt başlıklara bölüp uzatmıyorum. Eğer mutlaka bahsedilmesi gereken alt başlıklar varsa, yeni blog yazısı olarak ayırıyorum.
Tembellik yapmıyorum. Eğer kesin bir yazı yazacağım diye bilgisayar başına oturursam, kendi kendime bahaneler üretmiyorum ve yazıya odaklanıyorum.
Ön araştırmam bitince, Twitter, Gmail, Friendfeed, Skype vs gibi yazmamı engelleyecek bütün siteleri ve servisleri kapatıyorum. Çünkü aşırı bilgi yüklenmesi (information overload) blog yazarken de en büyük düşmanım oluyor.
Yazış dilime ve imla hatalarına çok önem vermiyorum. Gönül ister ki, kişisel blogumda bile profesyonel bir editor yazılarımı kontrol etsin. Ama gerçek hayatta bu biraz zor. Özellikle ilk başlarda Türkçe yazarken her kelimenin tam Türkçesini bulmak için seslisözlük’te çok vakit kaybediyordum, ancak belli bir süre sonra daha hızlı içerik üretmek için konuya odaklanmaya karar verdim. Sonuçta akademik bir kitap yazmıyorum, çoğu yazımı kontrol etmeye bile fırsat bulmadan yayınlıyorum. Kişisel bir blogda önemli olanın doğru içeriğin paylaşılması olduğunu düşünüyorum.

Peki 10 dakikada ses getirecek ve kaliteli bir blog yazısı bu kadar kolay yazılıyorsa neden herkes, her gün onlarca blog yazısı yazmıyor ya da onlarca blogu düzenli yazamıyor?

Çünkü yazmak kolay bile olsa, esas zor olan; Yazacak fikirler bulmak.

Çok kısa bir sürede, kaliteli blog yazıları yazmak için daha çok okumak, araştırmak, öğrenmek, kendini geliştirmek ve tecrübe edinmek gerekiyor. Bunlar da 10 dakikadan daha uzun sürüyor.

Ancak 10 dakikada, ses getirecek bir blog yazısı yazmak istiyorsanız, paylaştığım tavsiyeleri uygulamanızı tavsiye ederim.